Kesên ku doza dewleta kurdî nekin, ne rewşenbîr in...
Serdar Roşan
1967 Doğu Mitingleri ve Nevzat Sağnıç
Yaşar Karadoğan
Silopi Belediye Başkanı’nı PKK Kaçırdı…...
Ibrahim Güçlü
Cezaevinde Geçen Bir Ömür (Nadir Kalkan)
N. Ferhat Sağnıç
Kürd halkının PKK´ye bir diyet borcu yoktur...
Sedat Günçekti
Canbazîya Tirkan û Trajedîya Kurdan 4.. Ocalan:`Em...
Siddîq Bozarslan
E-Mail hat guhertin! E-Maila nu: inforizgari@yahoo.de                             E-Mail adresimiz degisti! Yeni E-Mail: inforizgari@yahoo.de                             Our E-Mail is changed! New E-Mail : inforizgari@yahoo.de                             Unsere E-Mail wurde geaendert: Neue E-Mail : inforizgari@yahoo.de                            
Video | Arşiv | İstatistik | Anket | Links | Email  
Pirtûk
Kovar
Nivîskarên Mêvan
Azad Makûyî:
Rêzimana Kurdîya Kurmancî (I) Celadet Bedirxan û Rojê Lêsko
C.Doğan:
Maraş Katliamı 33 yılık bir yara
Kadir Satık:
Kürtlerin Talepsiz Savaşı ve Empati
M. Nureddin Yekta:
„Kürt’ün dinsiz PKK ile işi olmaz“mış!
N. Ferhat Sağnıç:
Cezaevinde Geçen Bir Ömür (Nadir Kalkan)
Seyidxan Kurij:
Hevpeyvîn bi Altan Tan re
Siddîq Bozarslan:
Canbazîya Tirkan û Trajedîya Kurdan 4.. Ocalan:`Em ji Ankarê derketin rê û dîsa dizivirin wir!`
Xurşîd Mîrzengî:
Lê Ez Ji We Re Nabêjim…
Pirtûk û kovar..
Vê gavê, 77 mêvan û 0 endam liserxetê ne.
  • Têketina Endaman
  • Rizgari » Niviskar » Ibrahim Güçlü


    AZADÎ İnisiyatifi: 1925 Kürdistan Ulusal Hareketi İslamcı bir hareket, Azadi Örgütü İslamcı bir örgüt, Şeyh Sait Efendi İslamcı bir lider değildir…

    İbrahim GÜÇLÜ
    (ibrahimguclu21@gmail.com)

    Kürdistan ulusal hareketi ve örgütlenmesinin gelişimini iki tarihsel dönem olarak ele alabiliriz.

    Bu tarihsel dönemlerden biri, 1900 başlarında Kürdistan Azm-i Kavî Cemiyeti’nin kuruluşu ile başlayan ve 1938 Dersim Katliamıyla sonuçlanan tarihsel dönem. Bu dönem 20 yüzyılın başlarında başlayan ve 38 yıllık bir süreyi kapsayan bir dönem.

    Kürdistan ulusal hareketinin ikinci tarihsel dönemi, 1959 yılında 49’lar Hareketi ile başlayan, 1965 yılında Türkiye’de Kürdistan Demokrat Partisi (TKDP) ve 1969 yılında Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın (DDKO) kuruluşu ile gelişen ve günümüze kadar uzanan bir dönem. Bu dönem de 20. Yüzyılın ikinci yarısından başlayan ve 53 yıldır devam eden bir dönem.

    *****

    Kürdistan ulusal hareketi ve örgütlenmesinin bu iki tarihsel dönemi arasında, 21 yıllık gibi derin bir sessizlik, korku, teslimiyet, tarih ve siyaset dışında kalma dönemi var.

    Kürdistan ulusal hareketi ve örgütlenmesinin bu iki tarihsel dönemi, benim tanımıma göre üç baharı içermektedir.

    Kürdistan ulusal hareketinin birinci baharı, 1919’da başlayan ve 1938’de Dersim Katliamı ile sonuçlanan gelişme dönemidir.

    İkinci baharı, 1949 başlayan, esas olarak 1965’te TKDP ve 1969’da DDKO’nun kuruluşuyla gelişen ve yeni bir karakter kazanan, 12 Mart 1971 Asker Darbesi ile sonuçlanan dönem.

    Üçüncü baharı, 1974 yılından sonra Kürdistan’ın Kuzeyinde farklı iki ideolojik zeminde, esas olarak aynı ideolojik (sol) zeminde gelişen ve günümüze kadar devam eden, daha dördüncü baharını niteliksel olarak yaratmayan, sadece dördüncü baharın verilerini geliştirdiği bir dönem.

    *****

    Kürdistan ulusal hareketi ve örgütlenmesinin bu iki tarihsel dönemi arasında ideolojik, toplumsal, sınıfsal, program hedefleri açısından köklü farklılıklar var.

    Birinci tarihsel dönem Kürdistan ulusal hareketi geleneksel toplumsal kesimlere ve fikir yaklaşımlarına dayanıyordu.
    Bütün toplumsal kesimleri temsil ediyordu. Bu dönemdeki Kürdistan ulusal hareketine geleneksel ve değişik toplumsal kesimlerden gelen aydınlar, kanat önderleri, toplumsal temsilciler liderlik yapıyorlardı. Hiçbir anlamda sol bir karakter taşımıyorlardı. Ama çağdaş ve dönemin değerleriyle örtüşen bir yapıya sahipti.

    Birinci tarihsel dönemdeki Kürdistan ulusal hareket ve örgütlenmesinin önemli bir tarihi kesiti, Osmanlı İmparatorluğu döneminde; 1919’da Koçgiri’deki ulusal ayaklanma ile başlayan kesit, Türk Devleti döneminde anlam ve ifade kazanmaktadır.

    Kürdistan ulusal hareketinin bu tarihsel döneminde, Osmanlıcı ve otonomist konseptle, Kürdistan’ın bağımsızlığını/bağımsız devlet olmasını kapsayan konsept birbirinden kesin çizgilerle ayrılır.

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’u merkez alan Kürdistan örgüt ve cemiyetleri, Osmanlıcı ve otonomist konsepte sahiptiler. Türk Devleti Döneminde kurulan Kürdistan örgütleri (Azadi ve Xoybûn) Bağımsız Kürdistan Devleti konseptine sahiptiler.

    Türk Devleti döneminden önceki Kürdistan örgütlerinin kurucuları, Kürdistan’ın Doğu’sundaki Kürtler dışındaki bütün parçalardan geliyordu.

    Bu örgütlerden Azadi ve Xoybûn dışındaki örgütlerin hepsi legal ve açık çalışma yürütüyorlardı. Azadi Örgütü ve Xoybûn illegal ve gizli çalışmalar yürüttüler; silahlı bir ayaklanmayı ve mücadeleyi örgütlediler.

    Kürt ulusal hareketinin birinci tarihsel döneminde kurulan örgütler:

    1) Kürdistan Azm-i Kavî Cemiyeti (1900), 2) Kürdistan Teâvun ve Terakki Cemiyeti (24 Temmuz 1908), 3) Kürt Neşr-i Maarifî Cemiyeti (1910), 4) Kürdistan Teşrîk-i Mesaî Cemiyeti (1912), 5) Kürt Talebe Cemiyeti (Hêvî (9 Ağustos 1912), 6) Kürt Tamim-i Maarif ve Neşriyat Cemiyeti (1918), 7) Kürdistan Teali Cemiyeti (1918), 8) Kürt Teali Nisvan Cemiyeti (1919), 9) Kürdistan İstiklâl Cemiyeti (Azadî) 1921) , 10) Xoybûn (5 Ekim 1927).


    *****

    İkinci dönemdeki Kürdistan Ulusal hareketi ve örgütleri, genel karakter itibariyle sol ve jakoben yapıya sahiptirler. Otoriter bir karakter taşıyorlar. Uluslararası sol otoriter zihniyetlerin (Stalinizm, Bonapartizm v.b) ve bölgedeki Kemalist, Baasist akımların yüksek derecede egemenliği ve hegemonyası altındadırlar.

    Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi ve DDKO hariç bütün örgütler, sosyalist aydınlar tarafından kurulmuşlardı. Geleneksel toplumsal kesimler ve yöneticilerin öncülük anlamında bu örgütlerle herhangi bir ilişkileri yoktur. Bu örgütlerin kuruluşlarından sonra tek-tek katılımcı olmalarından bahsedilebilir.

    İkinci tarihsel dönem, tümüyle Türk Devleti döneminde anlam ve ifade kazanmaktadır.

    Bu tarihsel dönemde kurulan örgütlerden, Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi ve Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi Türkiyeci ve otonomisttirler. Diğer örgütlerin tümü bağımsızlıkçı, Kürdistan’ın bağımsızlığını savunan örgütlerdir.

    Bu örgütlerden DDKO hariç bütün örgütler esas olarak illegal ve gizli çalışmalar yürütüyorlardı. Ama bunun yanında legal ve açık alanı da kullanıyorlardı.

    Kürdistan’ın ulusal hareket ve örgütlenmesinin ikinci tarihsel döneminde kurulan örgütler.

    1) Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi (TKDP) (1965), 2) Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) (1969), 3) Türkiye’de Kürdistan Demokrat Partisi (T-KDP) (1970)/KİP, 4) Türkiye Kürdistan’ı Sosyalist partisi (TKSP) (1975), 5) Rizgarî (1974), 6) Ala Rizgarî (1978), 7) Yekîtiya Sosyalîst a Kurdistanê, 8) Kawa, 9) KUK, 10) TKSP-Roja Welat, 11) HEVGIRTIN-PDK (1992),

    PKK:
    Burada PKK hakkında bir kez daha büyük anlaşılır temel bir not düşmek istiyorum. PKK, her kadar genel anlamda Kürdistan’ın bir örgütlenmesi olarak algılanmakta ve tanımlanmakta ise de, bu doğru değildir. PKK, Türk Devleti’nin, Kürdistan ulusal hareketine karşı 1974’ten sonra geliştirdiği özel bir stratejinin ürünüdür. Türk Devleti tarafından, Kürdistan ulusal hareketini içerden kuşatmak, hedefinden uzaklaştırmak, kontrol etmek, ulusal hareketin dinamiklerini yok etmek için kurulan hegemonik ve operasyonel bir örgüt.

    PKK ilk plânda Kürdistan’ın Kuzey Parçasında, daha sonra da Kürdistan’ın diğer parçalarında görevlerini yerine getirdi. Halen de bu misyon ve fonksiyonunu etkin, kapsamlı, plânlı bir şekilde sömürgeci devletlerin açık desteğiyle sürdürmektedir.

    *****

    HEP’in kuruluşu ile başlayan, DKP, DDP, BP, HAK-PAR, KADEP diğer Kürt örgütlenmeleri de elbette değerlendirme dışında tutmuyorum. Ama bu örgütlerin hepsi Kürdistani olmayan örgütlerdir.

    *****

    Kürdistan’ın Kuzeyindeki ulusal hareketin, soğuk savaş döneminden sonra, dünyanın her yerinde olduğu gibi fikirsel olarak çoğulculaşması, ideolojik olarak farklılaşması, Kürdistan’daki farklı toplumsal kesimlerinin ulusal kurtuluş ve özgürlük platformunda kendi varlıklarını göstermesi gerekirdi.

    Ne yazık ki, dünyadaki gelişme kendisini Kürdistan’ın Kuzeyinde hemen hissettirmedi. Kürdistan’da bu gelişme, geç başladı, fiziki olarak değil, fikirsel olarak boy vermeye başladı.

    Bu nedenle son dönemlerdeki analizlerimde Kürdistan’ın Kuzeyindeki bu gelişmeye işaret etmekteydim. Kürdistan’da liberal, liberal demokrat, sosyal liberal demokrat, sosyal demokrat, İslamcı ulusalcı düşüncelerin gelişmeye ve yeşermeye başladığını, tespit olarak ileri sürüyordum.

    Bu gelişmeleri adım-adım izleme, gözleme, analiz etme olanağını buluyordum.

    Ulusal Kürt İslamcılığıyla ilgili gelişmeyi de yeni, özgün, olması gereken bir gelişme olarak tespit ettim, birçok makalemde de söz konusu ettim.

    Son dönemlerde bu tespitimi doğrulayan, sürpriz ve olağanüstü bir gelişme değil, olması gereken bir gelişme oldu. Kürt İslamcıları, ilk olarak Türk İslamcılığı ve ümmetçiğiyle sadece fikirsel olarak değil, örgütsel olarak da ayrı duracaklarını gösterdiler. Bu konuda bir adım attılar.

    AZADİ İnisiyatifi bu somut gelişmeyi ifade etmektedir. Bu gelişme olumlu bir gelişmedir. Başından beridir de işaret ettiğim ve olması gereken bir gelişme olarak tespit ediyordum.

    AZADİ İnisiyatifine bağlı olarak üzerinde durulacak önemli konular var. Bu konuda görüş belirtmeden önce, AZADİ Hareketi’nin kendisini nasıl tarif ve tanımladığına bakalım. Bu konuda sözü hareketin kurucularından biri olan İbrahim Sediyaniye bırakalım.

    İbrahim Sediyani Ufkumuz sitesinde “Hak, Adalet ve Hürriyet İçin Kürdistan İslamî İnisiyatifi” başlıklı yazısında şöyle diyor:

    “Geçtiğimiz ayın başında, siyasî hayatımızın en ilginç oluşumlarından biri (En ilginç değil, olması gereken bir gelişme.BN), kamuoyunda da en çok merak uyandıran inisiyatiflerinden biri kuruldu.

    “Kısaca adı, ‘AZADÎ’.

    “İsminin Kurmanc Kürtçesi’ndeki açılımı ‘Ji Bo Maf, Dad û Azadîyê Înîsiyatîfa Îslamî ya Kurdîstanê’, Zaza Kürtçesi’ndeki açılımı ‘Seba Heq, Edalet û Azadî Înîsiyatîfê Îslamî yê Kurdîstanî’, Türkçe’deki açılımı ise ‘Hak, Adalet ve Hürriyet için Kürdistan İslamî İnisiyatifi’.

    “İslamî kimliğe ve Kürdistanî hassasiyete sahip ‘özerk bireylerin biraraya gelip’ ‘ortak gaye’ için oluşturdukları bir inisiyatif, bu. (Yani İnisiyatif grupların, örgütlerin bir koalisyonu, ittifakı değil. Özgür birey hukukuna dayalı olarak oluşan bir yapıdır. BN)

    “İnisiyatif, 9 – 10 Haziran (Kürt takviminde 19 – 20 Gulan) 2012 tarihinde, Diyarbakır’daki 4 yıldızlı Prestij Otel’de gerçekleştirdiği ve 200’e yakın katılımcının hazır bulunduğu iki günlük ‘Kuruluş Kongresi’ sonrası kuruluşunu ilân etti.

    (…)

    “Öncelikle şunu belirtmemiz gerekiyor ki, AZADÎ belki de son otuz yıllık yakın geçmişimiz için bir İLK’tir ancak son yüz yıllık geçmişimiz için bir ilk değildir. Bilâkis, Osmanlı’nın parçalanması ve Cumhuriyet’in kurulması arefesinde kurulmuş ve varlık göstermiş olan pek çok cemiyetin / hareketin benzeri ve hatta bu zincirin günümüzdeki son halkasıdır.

    “O dönemde (19. yy’ın sonu ve 20. yy’ın başı), İslamî kimliğe sahip Kürt aydınlarının bir araya gelip kurduğu kimi cemiyetlerle ayrıca tıpatıp benzerlik göstermektedir. 2012’de kurulan AZADÎ İnisiyatifi’nin tarihsel kökeni de buraya dayanır ve o “rûh”un bugüne bıraktığı mirastan başka birşey değildir.

    “Dolayısıyla 2012’de kurulan AZADÎ’ye ‘İslamî çizgideki Kürt aydınlarının öze dönüş hareketi’ demek, rahatlıkla mümkün. Dîndar, vatansever, revşen ve haliyle ‘dertli’ olan ‘İslamcı Kürt entelijansiyası’nın (bunu “Kürdistanlı Müslüman entelijansiya” şeklinde okumak da mümkün) yeniden kendi toplumuyla, kendi coğrafyasıyla, kendi tarihiyle, kısaca kendi gerçeğiyle buluşmasıdır, AZADÎ İnisiyatifi.

    “AZADÎ’yi hakkıyla ve doğru bir şekilde tanıyabilmek için, dayandığı tarihsel kökenleri iyi bilmek gerekiyor. Çünkü dediğimiz gibi, İnisiyatif, tarihsel bir mirasın çağdaş halkasıdır.

    “Onun için önce, günümüzden yüz yıl önce kurulmuş ve varlık göstermiş, AZADÎ İnisiyatifi’nin de kendileriyle tıpatıp benzerlik gösterdiği, İslamî kimlikli Kürt entelijansiyasının biraraya gelip vücûda getirdiği cemiyetleri tanımamız veya yeniden hatırlamamız gerekiyor.

    “İslamî kimlikli Kürt aydınlarının 21. yy başlarında kurduğu AZADÎ İnisiyatifi’ni doğru ve eksiksiz bir şekilde tanımak istiyorsak, İslamî kimlikli Kürt aydınlarının 20. yy başlarında kurduğu cemiyetleri çok ama çok iyi tanımamız gerekiyor. Çünkü onlar anlaşılmadan, bu da anlaşılmaz.”

    *****

    İbrahim Sediyani’nin Azadi İnisiyatifi hakkındaki tanımlarına itirazım yok. Özellikle de Azadi İnisiyatifi hakkındaki: “… 2012’de kurulan AZADÎ’ye ‘İslamî çizgideki Kürt aydınlarının öze dönüş hareketi’ demek, rahatlıkla mümkün. Dîndar, vatansever, revşen ve haliyle ‘dertli’ olan ‘İslamcı Kürt entelijansiyası’nın (bunu “Kürdistanlı Müslüman entelijansiya” şeklinde okumak da mümkün) yeniden kendi toplumuyla, kendi coğrafyasıyla, kendi tarihiyle, kısaca kendi gerçeğiyle buluşmasıdır, AZADÎ İnisiyatifi” tanımına aynen katılıyor ve bu görüşünde birleşiyorum.

    Elbette AZADİ İnisiyatifi kendilerine istedikleri örgütü ya da örgütleri miras da seçebilir. Görünen o ki bu konuda da bir tercih yapmış. Tercihini de 20. Yüzyılın başlarında Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulmuş olan cemiyetlerden yana yapmış.

    Ama görünen o ki örgütlerden de, Türk Devleti döneminde kurulmuş olan “Kürdistan İstiklal Cemiyeti (Azadi)”den yana yaptığı, kullandığı kısa isimden, dile getirilen görüşlerden ve kullandığı sembollerden anlaşılmaktadır.

    AZADİ İnisiyatif’inin Şeyh Sait Efendi’yi birinci lider olarak benimsemesi de bunu gösteriyor.

    Azadi İnisiyatifi’nin bu tutumu da itiraz edilecek bir konu değildir.

    Ama tanımlar açısından, miras aldığı örgüt ve cemiyetlerin üzerinde durulacak konular var.


    Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulan Kürdistan örgütlerinin ve cemiyetlerinin kurucuları İbrahim Sediyani kardeşimin belirttiği gibi sadece aydınlar değildi.

    Bu örgütler ve cemiyetler, aydınlarla birlikte, beylerin, şeyhlerin, aşiret reislerinin, ağaların, işçilerin, diğer toplumsal kesim yöneticilerinin kurduğu örgütlerdi.

    Aydınların hepsi de İslamcı değildi. Bu örgütlerin ve cemiyetlerin kuruluşunda bulunan ve hatta öncülük yapan aydınların bir kesimi İslamcı olmayan aydınlardı.

    Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulan bu örgütler ve cemiyetlerin İslamcı örgütler ve cemiyetler olmadığı da: Bu örgütlerin ve cemiyetlerin isimlerine bakıldığı, kurucularının bileşimi analiz edildiği, programları gözden geçirildiği zaman rahatlıkla görülür.

    Eğer o örgütler ve cemiyetler kendilerini İslamcı örgütler olarak tanımlamış olsalardı, onlar da AZADİ İnisiyatifi gibi kendi isimlerinde “İslamcı” kavramını kullanabilirlerdi. Ama görünen o ki o dönem bu ismi kullanmaya daha elverişli olmasına, kültürel yapı da buna uygun olmasına rağmen, “İslamcı” ismini kullanmamışlar.

    Bu örgütlerin ve cemiyetlerin, “İslamcı” ismini kullanmamış olmalarının nedeni, kendi ulusal paradigma ve düşüncelerini “İslamcı” olarak ideolojileştirmek istememelerinin yanında başka beş temel neden daha var.

    Bu nedenlerden biri, bu örgüt ve cemiyetlerin kurucularının hepsinin “İslamcı” olmamalarıdır.

    İkinci neden, O dönemde Kürtler modernist ve Batıcı düşüncelerden doğrudan etkilenmektedirler. Hatta Modernist Batıcı düşünceleri benimseyen ve ideolojik olarak savunanlar var. Örneğin, İttihat Terakki’nin önemli kurucuları Kürt’türler. Ayrıca, Kürtlerden İslamcı olmayan aydınların ve toplumsal kesimlerin olduğu bir gerçektir.

    Üçüncü neden, Kürtlerin tümüyle Müslüman olmamaları, Yezidi de olmalarıdır.

    Dördüncü neden: Müslüman Kürtler de sadece suni değiller, önemli bir kesimi ile alevidirler. İslam’ın ideolojileştirilmesi halinde “hangi mezhebe göre bir ideolojileştirme olacağı” başlı-başına bir sorun. Suni mezhebi hâkim olduğundan İslam’ın suni mezhebe göre ideolojileştirilmesi tehlikesi vardı. O durumda da alevi Kürtlerin bu örgütlenmelerin ve cemiyetlerin dışında kalması kaçınılmaz olurdu.

    Beşinci neden, O dönemde Kürdistan’da yoğunlukla Müslüman olmayan topluluklar var.

    Ayrıca, Osmanlı Döneminde ve sonrasında kurulan örgüt ve cemiyetlerin “İslamcı” ismi kullanmamaları ve İslami ideolojileştirmemeleri, Kürdistan’daki toplumsal ve ulusal birlik için elzem bir unsur olarak ele alınmış.

    O dönemdeki örgütler ve cemiyetler için sakıncalı görülen kavramlaştırmaların ve yaklaşımların AZADİ İnisiyatifi tarafından göz önüne alınmaması, büyük bir sakınca ve en azından sorunlu bir durum olarak orta yerde.

    *****

    Eğer Osmanlı döneminde ve sonrasında kurulan örgütler “İslamcı” olsalardı isimleri açısından şöyle bir tablo ortaya çıkardı. Ben, o dönemdeki örgüt ve cemiyetlere “İslamcı ya da İslamî” kavramlarını ekleyerek yazıyorum

    “1) Kürdistan (İslamcı ya da İslamî) Azm-i Kavî Cemiyeti (1900), 2) Kürdistan (İslamcı ya da İslamî) Teâvun ve Terakki Cemiyeti (24 Temmuz 1908), 3) Kürt (İslamcı ya da İslamî)Neşr-i Maarifî Cemiyeti (1910), 4) Kürdistan (İslamcı ya da İslamî) Teşrîk-i Mesaî Cemiyeti (1912), 5) Kürt (İslamcı ya da İslamî) Talebe Cemiyeti (Hêvî (9 Ağustos 1912), 6) Kürt (İslamcı ya da İslamî) Tamim-i Maarif ve Neşriyat Cemiyeti (1918), 7) Kürdistan (İslamcı ya da İslamî) Teali Cemiyeti (1918), 8) Kürt (İslamcı ya da İslamî) Teali Nisvan Cemiyeti (1919), 9) Kürdistan (İslamcı ya da İslamî) İstiklâl Cemiyeti (Azadî) 1921) , 10) (İslamcı ya da İslamî) Xoybûn (5 Ekim 1927).

    Böyle olmaması tesadüf değil, bir tercih, bir yaklaşım sorunudur. Oldukça da doğru bir yaklaşımdır. Ulusal birliği hesaba katan, bütünlüklü ve kapsayıcı paradigmayı ifade ediyor.

    *****

    Konumuz açısından “Kürdistan İstiklal Cemiyeti (AZADİ)” daha büyük önem taşımaktadır. Çüğnkü Azadi İnisiyatifi daha Kürdistan İstiklal Cemiyetini kendisine daha yakın miras kabul etmektedir.

    Kürdistan İstiklal Cemiyeti, 1925 Kürdistan Ulusal Hareketi hakkında 1976 yılının Newroz ayında yayına başlayan Rizgarî Dergisi tabuları yıktı ve tartışmaya açtı. Osman Aydın ve Tahsin Sever’in yakın tarihte yazdıkları kitaplar da bu konuda önemli referanslar niteliğindedir. Elbette başka kaynaklar da var.

    Ama ismi geçen iki yazarın kitapları, Azadi Örgütü ve 1925 Kürdistan ulusal ayaklanması hakkında hassaten en derli-toplu bilgileri sunan kitaplar.

    Bunun yanında AZADİ İnsiyatifi’nin geçmiş mirasını eşelerken İbrahim Sediyani de Kürdistan İstiklal Cemiyeti hakkında derlenmiş önemli ve somut bilgiler veriyor.

    Bugüne dek Kürdistan İstiklal Cemiyeti ve 1925 Kürdistan Ulusal Hareketi hakkında yazılanlar, tartışılanlar şu somut gerçekleri ortaya çıkarıyor.

    *Kürdistan İstiklal Cemiyeti’nin lideri Cibranlı Halit Bey’dir. 1925 Kürdistan Ulusal Ayaklanma Hareketi’nin lideri Şeyh Sait Efendi’dir.

    * Kürdistan İstiklal Cemiyeti, kurucularının bileşimi, programı, ideolojisi, genel örgütlenmesi incelendiği zaman rahatlıkla tespit edilebilinir ki, İslamcı bir örgüt değildir. İslamî ideolojileştiren bir örgüt değildir. Ulusal, bütün toplumsal kesimleri, farklı görüşten olan bireyleri bünyesinde barındıran bir örgütlenmedir.

    * Kürdistan İstiklal Cemiyeti’nin lideri Cibranlı Halit Bey İslamcı olmadığı gibi, Şeyh Sait Efendi de İslamcı bir lider değildir.

    Şeyh Sait Efendi bir şeyhtir, dini bir lider ve dini bir ulemadır. Dini lider ve ulema olması, İslamcı bir lider olması anlamına gelmez.

    *1925 Kürdistan Ulusal Ayaklanması, bütün özellikleriyle, bütün belgelerin ve bilgilerin doğruladığı gibi İslamcı bir ulusal hareket değildir. Tabir caizse nötr ve “vasıfsız” bir ulusal harekettir.

    Resmi devlet ideolojisi, 1925 Kürdistan Ulusal hareketi’ni uluslararası plânda karalamak, dışlamak, mahkum etmek için, İslamcı ve halifeci olduğunu ifade etmiş ve anlatmıştır.

    Ama resmi ideoloji içerde de hareketi, bölücü ve Kürtçü bir hareket olarak nitelendirmiş; liderlerini Kürtçü oldukları için idam edilmişlerdir.

    *****

    AZADİ İnisiyatifi, Kürdistan İstiklal Cemiyeti’ni kendisine miras olarak kabul ettiği zaman, kendisinin sorunlu bir durumla karşı karşıya olduğunu saptaması yetmez, 100 yıl sonra mirasının gerisinden gelmiş olmasını gözden geçirmesi gerekir.

    *****

    İsim de sorunlu: Elbette AZADİ İnisiyatifi ve mensupları açısından süreç yenidir. İslamcı Kürtlerin İlk örgütlenme tecrübeleridir. Bundan dolayı kavramların, müesseselerin yerli yerine oturması zaman alacaktır.

    Zaman içinde yapılan değerlendirmeler sonunda AZADİ İnisiyatifi de kendisini gözden geçirmek ve değiştirmek durumunda kalacaktır.

    AZADİ İnisiyatifi için, bizzat ismi de sorunludur. AZADİ İnisiyatifinin kullandığı isimde Kürdistan özne değildir. Özne olan: “Hak, Adalet ve Hürriyet”tir. Eğer AZADİ İnisiyatifi Bağımsız ve Özgür Kürdistan’ı amaçlıyorlarsa, bu isimlerini de gözden geçirmeleri gerekir.

    Amed, 15 Temmuz 2012

    Print 2945 car hatiye xwandin
    Nivîsên din yê Ibrahim Güçlü
  • Silopi Belediye Başkanı’nı PKK Kaçırdı…
  • Kandil Silah Bırakmayacağını ve Kürdiastan Devletine Karşı Olduğunu Açıkladı…
  • PKK’nın Silahsızlanmasına Evet! Ama...
  • Öcalan Bir Şey Karşılığı Değil, 'İlkesel' Olarak Silahlı Mücadeleye Son Verdi. Bu nedenle yapılacaklar belli? Yapılacaklar, BDP/Kandil’in Dedikleri Değildir…
  • Mesajı Öcalan mı Hazırladı? - Yayılmacı Osmanlıcı Deglerasyon- Devletin Yeniden Restarasyonu…
  • Yeni Anayasa = Uluslar, Dinler-Mezhepler, İdeolojiler, Sınıflar Üstü Yeni Devlet Yapılanması…
  • “Evimizi (Kürdistan’ı) Kendimiz Yönetmek İstiyoruz”…
  • Roja li Dijî kolonyalîzmê û Roja Zimanê Dayikê ya Navneteweyî…
  • Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesi bir komplo mu, yoksa gönüllü bir geliş mi?
  • Kürtler Söz Konusu Olunca Millet (Ulus), Milliyetçilik, Ulus Devlet Kavramlarının İçeriği Değişiyor…
  • THKP/C-DEV SOL Operasyonu: Paşa Güven’in dedikleri ve katledilmesi…
  • Paris’teki Cinayetin Yolu mutlaka PKK’ya gider: İnfaz ve Provokasyon…
  • Öcalan'la görüşme sonuç verir mi? görüşmeler sorunları çözmemenin gerekçesine mi dönüşüyor?
  • Celal Talabani ve Sonrası Irak, Kürdistan, KYB ve İran-Suriye…
  • Dokunulmazlık Kurumu Kaldırılsın, Hiç kimseye ve BDP Milletvekillerine Dokunulmasın…
  • Hileli ve Dış İradeye Dayalı Açlık Grevi; Savaş Baronlarının Ölüm İsteklerinin Kursaklarında Kalması….
  • Üst Başlık: Atatürk ve Kürtler, Alt Başlık: Kürtler Atatürk’ü neden sevmez?
  • Hükümet ve PKK Halkla Oynuyor!!!
  • Ak Parti Kongresini ve Kürt Devlet Başkanı’nın Kongreye Katılımını Okumak Üzerine…
  • 12 Eylül Rejimi devam ediyor mu?
  • A.F. Işık: Demokrasi mi, Vicdani Red mi, Ordunun karşı alınması ya da lağvı mı?
  • Hüseyin Aygün neden kaçırıldı ve PKK delilik mi yapıyor?
  • Küreselleşme, BOP ve K. Afrika Projesi, Suriye ve Kürdistan’ın Güney Batısı…
  • AZADÎ İnisiyatifi: 1925 Kürdistan Ulusal Hareketi İslamcı bir hareket, Azadi Örgütü İslamcı bir örgüt, Şeyh Sait Efendi İslamcı bir lider değildir…
  • Zana-Başbakan Görüşmesi Bir Fiyasko, Zana’nın Farklılaşmadığını ve Farklı Bir Yol Önermediğini Ortaya Koydu…
  • Asıl Sorun Sadece Kürtçe Eğitim-Öğretim değil, Kürtlerin Kendi Kendilerini Yönetmesidir…
  • CHP atağı neden? 'Kürt Sorunu' için neden yeni komisyonlar?
  • Başbakan’da değişen bir şey yok(!): Yanılgı içinde olanlar Kürt siyaset sınıfı ve aydınlar…
  • Büyük Trajedi: 'PKK’nın Çocuk Savaşçıları'
  • Kürdistan Hareketi’nin Fiziki ve Zihniyet Bağlamında Yeniden Yapılandırılması…
  • 12 Eylül Davası ve Kürt Örgütleri (II)/BDP’nin Barzani değerlendirmesi ve rol çalması…
  • 12 Eylül Darbesi Davası, değişmeyenler, olmayanlar…
  • Newroz mu PKK Gösterisi mi? Kutlama mı Rövanş mı?
  • ‘Yeni Anayasa’ yapılamaz / Sivas Katliamı ve H. Dink Davaları Yeniden görülmeli…
  • PKK, “Kürt siyasi çevrelerine ve aydınlara dayanarak” kendisini eleştiren ve teşhir edenlere post-modern muhtıra verdi…
  • Kürt Aydınları ve Diyarbakır’da STÖ’leri Kürt Katliamı karşısında neden sessizler?
  • Beşikçi’nin Tarihinde: DDKO Komünü, Komal Yayın Evi, Rizgarî Dergisi ve Eski Yol Arkadaşları Yok Mu?
  • Sorun, sıradan bir infaz ve faili meçhuller olayı değil; bir katliam ve insanlık suçudur...
  • Arınç ırkçılığı/PKK’nın Suriye’ye desteği/Elçi’nin PKK’ya dair gerçekleri gizlemesi…
  • Burkay’a tehdit/Aydoğmuş, Kılıç, Günçekti’ye yanıtlar…
  • C. Solgun’a tehdit/”Kürt Muhalefetinin” anayasası…
  • Qetlîama Roboskîyê: Çapemenî, Hikûmet, CHPê, MHPê, BDPê…
  • Roboski Katliamı-Zana Tutarlı Olmalı-Ermeni Yasası- Kim İl Jong ve Atatürk…
  • PKK, Hizbullah, İnfazlar, Sorular ve Cevapları (II)
  • PKK’nın İnfazları ve “Hakikatler Komisyonu”…
  • Kürt Soykırımı-İnsanlık Suçu-Dersim-CHP-Özür…
  • Kürdistan Devlet Başkanı’nın Türkiye Ziyareti ve Sonuçları…
  • Kapitalizm son mu buluyor ya da yoksa…?
  • Güney-Batı Kürdistan Konferansı - BDP - Konuşulmayanlar…
  • Bir Kitap: Öcalan-Teslimiyet- Akıl Tutulması...
  • "Türkiye’de Kürdistan Konferansı - 2"
  • Ulusal Birlik mi yoksa? Ve “Kürdistan Konferansı”…
  • PKK, Kandil’i Terk Etmeli…
  • PKK’nın Varlık Kodu
  • Burkay - Öcalan Benzerliği
  • Öcalan'dan itiraf: "Ben Taşeronum". Öcalan=PKK, O zaman PKK=Taşeron…
  • "Tanrı başkanlar"- PKK/Öcalan - "Demokratik Özerklik"...
  • Kürt Gençleri: Bazı Sorular ve Cevapları…
  • Ş. Elçi, Erdoğan Mücahidiyken Nasıl "Terörist Öcalan’ın" Mücahidi oldu?
  • Genel Seçimin Öyküsü: Tarih olma iddiası, başarı, başarısızlık ve çözümsüzlük…
  • Kime oy? 'PKK haklı ve iltihakçılar iftiracı mı?'
  • Özeleştiri/Elçi ve Tan’ın değişimi/Bağımsız Devlete karşı olma ve Federalizmden vazgeçme/ Kandil kriterlerini benimseme…
  • İkinci Lozan "İttifakı"/HAK-PAR Trajedi-Komedisi...
  • 'PKK-BDP’nin yeni seçim siyaseti ve Adayları…
  • Elçi’nin üç özür borcu
  • Kürt “liderleri” beraat, af , “ev hapsi” isteyebilirler mi?
  • BDP’nin yaptığı sivil itaatsizlik mi? / Kürtler ve sivil itaatsizlik / Ö.B. Topluluğu…
  • PKK’nın “gri alanları”/“muhalifleri” yok etme stratejisi - seçim önerileri - ölüm tehditleri…
  • Kürdistan’da yeni hareket/örgütün aktörleri ve olmazsa olmazları…
  • Mesut Yeğen ve yine "Demokratik Özerklik" üzerine...
  • Arap Dünyasındaki Gelişmelerin, Ortadoğu ve Kürt İnsanının Zihniyet/Davranış Dünyasına Etkisi…
  • Yeni Anayasa: Ya Ortak Federal Devlet, ya da Bağımsız Devlet…
  • Kürdistan’da yeni bir hareket ve örgüt üzerine düşünceler…
  • Humanist insan Dr. Bayram Özer aramızdan göç etti...
  • Özerk Bölgeler: PKK/Öcalan egemenlik sistemini, Federasyon ve Bağımsız Devlet: Kürt Ulusunun egemenlik sistemini yaratır...
  • 'İki Dilli Hayat' (Ama Meclis’te değil!) ve Askeri Vesayet Rejimi son mu bulmuştu?
  • PKK Klasiği: Vanlı Öğrencilere Saldırı ve Öcalan'ın Hayalleri/Yeni Bombaları…
  • Öcalan’ın, Baydemir’e yönelik görüşleri, eleştiri mi, yoksa tehdit, aşağılama, askeri bir darbe mi?
  • Öcalan-Baydemir-Silahlı Mücadele-Kürtçe Savunma
  • PKK, neden silah bırak(a)maz ve ne istiyor?
  • KCK Davası ve Dile Getirilmesi Gereken Acı Gerçekler…
  • Zülküf Şahin: TİP, FKF, DDKO, Türkiye’de KDP, Rizgarî ve sonrası…
  • Kürtçe ile eğitim ve öğretim olmayacaksa:
  • Devletin, Kürt Hareketi İçinde PKK İle Açtığı Perde Kapatılıyor ve 2. Lozan Antlaşması gerçekleşiyor mu?
  • Referandumda niçin oy kullandım?
  • PKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülmesi-Tehditler
  • PKK/Öcalan’a nasıl ve ne zaman hesap sorulacak?
  • "Demokratik Özerklik" Projesi: Kürt ulusunu ve Kürdistan'ı yeniden bölme projesidir...
  • TV’lerde ve Gazetelerde Kürt millet ve PKK gerçeğinin etrafından dolaşmak…
  • 1925 Hareketi-Şeyh Sait Ailesi-Konferansın Ortaya Çıkardığı Tehlikeli Neticeler…
  • HAK-PAR’ın İsrail Karşıtlığı-PKK’nın yeni saldırıları
  • 49’lar Olayı - 27 Mayıs Darbesi - Sivas Kampı İlişkisi: Türk aydın ve siyasetçisinin Kürde dair inkârcılığı…
  • Kürt aydınları ve gençleri neden örgütlendi, "Kürt egemenleri" neden örgütlenemedi?
  • Kürt Ulusal Hareketi’nde İslami gelişme-Dicle-Fırat Diyalog Grubu-Seîd ê Kurdî bir Kürt ideologu mu?
  • Rizgarî Örgüt müydü ve nasıl bir örgüt idi?
  • AK Parti Taslağı Demokrasi Projesinin Sonucu mu ya da Yoksa?
  • Erdoğan Irkçılığı - Ermeni ve Kürt Jenosidi – Ermeni ve Kürt Diasporası…
  • Kürt Hareketi, topal mı yoksa tek ayaklı ördek mi?
  • Öncelikle S. Demirtaş, BDP, Kürt Siyaset Sınıfı Kürtçe Siyaset Yapmalı…
  • BDP ne Kürt ve ne de Türkiye Partisi: İki arada bir derede…
  • Kemal Burkay: Bağımsız örgütlenmede kararsızlık- Federasyonu mutlaklaştırmak- Demokrasiye inanmamak- PKK konusunda tutarsızlık...
  • "Qua Vadis Taraf ve HAK-PAR/B. Bozyel?"
  • 11 Aralık Derin Devlet ve PKK Cuntası/Apo’nun milletvekilleri…
  • Ji bona Zeyneb Celaliyan naye dardekirin midaxeleya dinyayê pêwîst e…
  • Sedemên rasteqîne yên çalakiyên PKKê…
  • “Açılım” mı, bayrakla işgal ve sömürgeciliği yeniden hatırlat mı?
  • Dersim’de katledilenler Alevi Kürtlerdir ve Öymen “Kral Çıplak” dedi…
  • T. Akyol, Kürtlerin egemenlik hakkına ve iktidar olmasına karşı olduğu için; devletleşmesine ve federasyona karşı (II)
  • Devlet/Hükümet ve Öcalan’ın Ortak Tasfiye Hareketi…
  • Taha Akyol Kürtler hakkında korku teorileri yaratıyor (I)
  • 12 Eylül Darbesi ve ‘Demokratik Açılım’: Devletin yeniden yapılandırılması
  • Diyarbakır Cezaevi: Kürt jenosidinin sürekli sorgulama mekanı şeklinde düzenlenmeli
  • Radikal’e cevap: “Lozan Antlaşmasını Feshedeceğim” (*)
  • Devlet kırk yıllık plânını hayata geçiriyor: Yeni sömürgecilik…
  • Öcalan: Devlet için mi, Kürtler için mi yol haritası?
  • Kürdistan ve Doğu Türkistan: Türkiye’nin ikiyüzlülüğü…
  • D. Kürdistan’da sivil ayaklanma ve ihtilal zamanı…
  • Parçalanmış Ülkeler ve Halklar Trajedisi: Kürdistan-Gürcistan-Ermenistan
  • Ulusal Kanal, Kürt Konferansı, Yeni Lozan: Türkiye ve PKK…
  • Mardin katliamının nedenleri ve tanımlanması: Devletin mi, töre’nin mi katliamı?
  • Erken yaşlanan iki kadın/”Kürt Özerkleşmesine” Operasyon…
  • A. Altan, Öcalan’ın doğru tanımı ve demokrasi...
  • “Türkiye, ABD ve Obama’dan ne bekliyor?”…
  • Kürdistan Meclisi ve Hükümeti Hayal mi?
  • Belediye Meclislerini Kürdistan Meclisi Yapma: 7. Kolorduyu ve Valiliği Gayri Meşru İlan Etmek…
  • Hewlêr’deki Abant: Yeni emperyal bir düşünce modelinin açığa çıkması…
  • Remzi AYTÜRK ve Darbe Gecesi Birlikte Olmak…
  • Neco: Mücadele Hayatı, KYB, Hakkari Olayları…
  • C. Talabani, PKK Ateşkesi, Protokoller, 33 Askerin Öldürülmesi (V)
  • AR, KYB, PKK Anlaşması ve K. Pir’in mektubu (IV)
  • Beşikçi’yi tehdit etmek Kürt yurtseverliği, insani, vicdani bir olay değildir…
  • PKK Devletin imdadına yetişti (III)
  • PKK: Kürt Halk Güçlerine Karşı Düşman Örgütlenme (II)
  • Öcalan’ın 1960 Sonrası Kürt Hareketiyle İlişkisi Yoktur (I)
  • “Pardon Sait Arkadaşım...”
  • ABD, Irak’tan giderse Kürdistan’a ne olur?
  • O, Özal olamadı ve Obama hiç değil, ırkçı!
  • “Sen de mi S. Aydoğmuş Arkadaşım?”
  • Türkiye’nin Kürdistan Federe Devleti ile ilişkilerindeki sorular ve tehlikeler…
  • Tu jî dê li çiyayê Pîranê bifirî…
  • PKK ve Genel Kurmay Başkanlığına karşı sivil itaatsizlik!
  • “Hasta Adam” HAK-PAR: Teşhis ve Tedavi
  • HAK-PAR Konferansı: Yok-olan Demokrasi ve Kurumlaşan statükoculuk…
  • Abant Toplantısında Neler Konuşacaktım? (II)
  • Diyarbakır’da Abant Toplantısı ve PKK’nın Tehditi (I)
  • TEVKURD mantık ve örgüt statükoculuğuna teslim oldu!
  • TEVKURD sorunları çoğaltan yeni bir yolda mı?
  • Kerkük’te tehlikeli süreç ve liderliğin yanlışları (II)
  • Federalizm ve Kerkük’te tıkanıklık: Kürdistan liderliğinin yanlışları (I)
  • Ergenekon eşittir devlet ve “PKK’nın Ergenekonu mu?”
  • Kürdistan Davası: Bir Macera ve Fikir/Dava Kahramanlarının Sorunu...
  • 1925 Hareketi’ni Anma ve Bir Değerlendirme
  • Genelkurmay Türkiye’yi yeni mi yönetiyor?
  • Yeni mücadele tarzı: "Sivil İtaatsizlik" ve M. Alınak'a bazı hatırlatmalar...
  • Kürdistanî yeni mücadele partisi ve S.Günçekti..
  • Çatı Partisi/Misyonu Bitmiş Partiler/Yeni Mücadele Partisi
  • Devlet herkese düşman: Sakarya’da Kürt katliam girişimi ve 1 Mayıs faşizmi…
  • Kürtlerin anayasası ve bir imza kampanyası
  • Türkiye Klasiği: Darbeler+Parti Kapatmalar
  • Sürekli yargı darbesi ve “Ceviz Kabuğu” programı davası …
  • Sivil ve asker bürokrasiye teslim AK Partiyi vurdu…
  • Türk ordusu G. Kürdistan’dan neden alelacele geri çekildi?
  • Rizgarî’deki yazılarımın yargılanmasının ilk duruşması yapıldı…
  • TEVKURD hakkında yanlış anlaşılmalara yol açan görüşler
  • Amed Zindanı: Remzi, Necmettin ve Yılmaz
  • A. Tuğluk: G. Kürdistan düşmanlığı, sömürgeci üçlü İttifak savunuculuğu, “etnik kimlik harcı” saçmalığı…
  • Aysel Tuğluk: Milliyet-Millet ve Milliyetçilik (II)
  • Aysel Tuğluk ve resmi devlet ideolojisi Kemalizm (I)
  • HAK-PAR/KADEP birliğinde genel başkan çıkmazı
  • PKK tehditleri: Sonunu hazırlayacaktır…
  • Birlik ve KADEP’in “uyum” kriteri
  • HAK-PAR ve KADEPin tezkereyle ilgili ortak görüşlerinin eleştirisi…
  • Savaş İlanı ve Yeni Parti Oluşumunun Ana Özellikleri
  • Kürdistan’da birlik mi, yeniden yapılanma mı? Yoksa her ikisi mi?
  • Rizgari.com'un izlenmesi ve bir soruşturma
  • Kürtler, “toplumsal sözleşme”, “federalizm” ve “anayasal vatandaşlık”
  • Kürtler, Federal/Kimlikler Demokrasisi ve Yeni Anayasa
  • Devleti ve Türk Seçim Klasiğini Anlamamak
  • Seçimler ve Kürdistan Sorununun Sayısal Demokrasi İle İlişkisi
  • DTP’nin Türkiye’ye Sözü: Kürtleri Temsil Etmeyecek/Bağımsız ve Federe Devlet Yapılanmasına Karşı Duracak…
  • Ruhuyla Türk Olan Aysel TUĞLUK’a Oy Verme. Kemalistler Oy Vermeli!
  • Türkiye’nin Kürtlere Karşı Toplu Savaşı-Tempon Bölge -Yapılacaklar
  • Yeniden Genel Seçimler ve Kürdistan’daki İktidar Üzerine
  • Seçime Katılım mı, Çekilme/Boykot mu? Kürt İktidarını İlan mı?
  • Di Derheqê Konferansa Kerkûkê De Doz Vebû…
  • Ordu, Post-Modern Bir Şekilde Yine Sahnede!
  • Kürdistan Federe Bölgesine Karşı Oynanan Oyunlar
  • Mesut Barzani’nin S. Arabistan ve Ürdün gezisi nasıl okunmalı?
  • Diyarbakır Barosu: “Yeni Bir Anayasa” Arayışı
  • HAK-PAR ve Seçim Siyaseti: Parlamento Dışı Muhalefet
  • Kerkük Konferansı: Ankara-Kerkük 2000 Km., Sivas – Kerkük 1500 Km.
  • KUDÇG: Ulusal/genel çıkarlar mı, grup/ideolojik çıkarlar mı?
  • Hrant Dink ve MİT Müsteşarı’nın Düşünceleri
  • Bir İngiliz Projesi: T.C Devleti ve K. Kürdistan’da Çözüm Önerileri (IV)
  • Kürtlerin Tarihsel Pusulası: Güney Kürdistan (III)
  • Kürdistan Sorununun Çözümü Statükoyu Değiştiricidir (II)
  • Özgür Üniversite'de Konferans: Sıra Dışı Görüşler (1)
  • Sertaç Bucak: Reform, Değişim ve Kürdistani Birlik Gerçekleşecek mi?
  • HAK-PAR için acı bir reçete…
  • Kuzey Kurdistan ulusal hareketi ve düşünce sistemleri
  • Türkiye nal topluyor: Güney Kürdistan liderlerinin söyledikleri gerçekleşiyor..
  • Celal Talabani’nin ABD ziyareti ve söylediklerini okumak
  • Nivîskar
        H. Çakırbeyİmralı Görüşmeleri
        Ibrahim GüçlüSilopi Belediye Başkanı’nı PKK Kaçırdı…
        Mahmut KılınçLi Ser Hevdîtinên Osloyê
        Mam RecallGelin canlar akl-ı selim olalım..
        Sait AydoğmuşBirgül Ayman Güler ve Onu Eleştirenler Ne Kadar Farklıdır?
        Sedat GünçektiKürd halkının PKK´ye bir diyet borcu yoktur
        Serdar RoşanKesên ku doza dewleta kurdî nekin, ne rewşenbîr in!
        Silêman DemirAKP dixwaze çi bike?
        Xidir ÛsoKonferansa Kurd û Çarenûsî
        Yaşar Karadoğan1967 Doğu Mitingleri ve Nevzat Sağnıç
        İsmail Beşikçi"Yalçın Küçük’e Özgürlük" Paneli ve Kürd Sorunu
    Kovar
    Cîhana Weşanan
    Têketina bê qedexe


    Editor: M.Sarica

    Print this page | Send to a friend!
    Rizgari News-RSS | News-RSS | Twitter
    Ravakirina Malperê: 0.54 Saniye
    Add Favorites: Facebook | Myspace | Google | Twitter | Digg | Del.icio.us | Reddit | Webnews | Folkd | Mister Wong | Linkarena