Kesên ku doza dewleta kurdî nekin, ne rewşenbîr in...
Serdar Roşan
1967 Doğu Mitingleri ve Nevzat Sağnıç
Yaşar Karadoğan
Silopi Belediye Başkanı’nı PKK Kaçırdı…...
Ibrahim Güçlü
Cezaevinde Geçen Bir Ömür (Nadir Kalkan)
N. Ferhat Sağnıç
Kürd halkının PKK´ye bir diyet borcu yoktur...
Sedat Günçekti
Canbazîya Tirkan û Trajedîya Kurdan 4.. Ocalan:`Em...
Siddîq Bozarslan
E-Mail hat guhertin! E-Maila nu: inforizgari@yahoo.de                             E-Mail adresimiz degisti! Yeni E-Mail: inforizgari@yahoo.de                             Our E-Mail is changed! New E-Mail : inforizgari@yahoo.de                             Unsere E-Mail wurde geaendert: Neue E-Mail : inforizgari@yahoo.de                            
Video | Arşiv | İstatistik | Anket | Links | Email  
Pirtûk
Kovar
Nivîskarên Mêvan
Azad Makûyî:
Rêzimana Kurdîya Kurmancî (I) Celadet Bedirxan û Rojê Lêsko
C.Doğan:
Maraş Katliamı 33 yılık bir yara
Kadir Satık:
Kürtlerin Talepsiz Savaşı ve Empati
M. Nureddin Yekta:
„Kürt’ün dinsiz PKK ile işi olmaz“mış!
N. Ferhat Sağnıç:
Cezaevinde Geçen Bir Ömür (Nadir Kalkan)
Seyidxan Kurij:
Hevpeyvîn bi Altan Tan re
Siddîq Bozarslan:
Canbazîya Tirkan û Trajedîya Kurdan 4.. Ocalan:`Em ji Ankarê derketin rê û dîsa dizivirin wir!`
Xurşîd Mîrzengî:
Lê Ez Ji We Re Nabêjim…
Pirtûk û kovar..
Vê gavê, 178 mêvan û 0 endam liserxetê ne.
  • Têketina Endaman
  • Rizgari » Niviskar » Mam Recall


    Elveda AMERİKA.!


    12 yıl evvel, yoğun heyecan ve hüzünlerin esareti altında gelişen bir yolculuk sonucunda, okyanusları aşarak, hayatımda önemli değişiklikler olacak umudu ve Sultan Veled’in de Mevlevi duygularıyla, sana sığınmıştım..

    Hüzünlerim sende dinecek, aradığım huzuru sende bulacaktım..

    Aradan onca yıl geçti..

    Umutlarım pişmanlığa dönüşmüş, bu kez vedanın bir kurtuluş olacağı düşüncesiyle, bu ülkeden ayrılmaya karar verdim..

    Bir diğer anlamla; seni terkediyorum AMERİKA.!

    Çocukluğumdan gençliğime adım attığım yıllarda, medresedeki hocalarım beni üzdüklerinde, kaldığımız yurdun iki sokak ötesinde bulunan Hz. Mevlana’nın türbesine gider, olanı biteni türbesinde dinlendiğine inandığım o büyük Bilge’ye aktarırdım.

    Seni de; “We the people” diyerek, bu ülkenin Anayasasında ilk kanun maddesi olarak yazdırmakla, insanı öne çıkaran büyük lider, rahmetli başkan Thomas Jefferson’un asil ruhuna şikayet ederek ayrılıyorum..

    Vefasızlığını, Başkan Jefferson’un ruhuna bir bir açıkladım..

    Ben ki; çalıştığım fakültede öğrencilerim ve idareciler tarafından sevilen, saygı duyulan bir eğitmen idim. Benim performans ve kişiliğim ile ilgili tüm bilgiler, arşivlerinizde mevcuttur..

    İşlediğim günah ise; başta mensubu bulunduğum Kürd halkı olmak üzere; halklarımıza reva görülen zulme karşı bir duruş sergileme ve insani bir tepkiden başka bir şey değildi..

    Beni, insanlık ve demokrasi düşmanı bir Türk paşasına jest yapmak üzere; kötü ruhlu Tanrı’lara kurban verdiniz. Aslında halkım adına bir işe yaramış olmakla, kendimle gurur ve şeref duydum/duyuyorum. Aynı tepkiyi, bir suç olarak kabul etmeniz halinde dahi, hiç düşünmeden bir milyon kez daha gösteririm. Nitekim iki ay kadar evvel; bir gurup Amerikalı parlamenterin öncülük ettiği ‘Türkiye’ye helikopter satışlarının durdurulması’ kampanyasına destek vererek, elimden gelen her türlü çabayı harcamıştım. Zira bu benim için bir vebal ve kutsal bir sorumluluktur.

    Benim zoruma giden, işimi kaybetmiş olmam değil, çok ucuza pazarlanmış olmamdır. Çok ucuza diyorum, zira jest yapmış olduğunuz şahsiyet, bir Televizyon programında utanmadan: “Evet 27 nisan muhtırasını bizzat ben hazırladım.” itirafında bulunmuş olan aynı kişi idi. İşte bu zatın Genelkurmay başkanlığı yaptığı dönemde, almış olduğu antidemokratik kararlar sonucunda, halklarımızın iradesine gem vurulmuş, demokrasi kesintiye uğramış, vatanım Kürdistan atış alanına çevrilmiş, dahası halklarımızın geleceği olan çocuklarımız ziyan olmuşlardı..

    Bende, hem muhtıra ile ilgili, hemde büyük bir askeri operasyon hazırlığı öncesi, paşaya malum mektubu yazmıştım..

    Yazmış olduğum bu mektup haricinde; olmuşsa bir yanlış davranışım, bunu bilmek, derhal telafi etmek isterim..

    Geçtiğimiz günlerde, çok saygın bir Kürd dostumla bu kararımı paylaşırken, kendisine şunları aktarmıştım:

    “Fakültedeki işimi kaybettikten sonra; ABD Dışişleri bakanlığında iş ile ilgili beklentim de uzayınca, geçtiğimiz hafta Türkiye’ye kesin dönüş kararını aldım. Ben bu ülkeyi çok sevdim. Ancak düşünce ve fikirlerimden dolayı olsa gerek, bu ülkenin beni istemediğini düşünüyorum. Bu durum, beni hem çok incitiyor, hemde mutsuz ediyordu. Bu yaşıma kadar, kendimi aileme ve çocuklarıma adadım. Bundan böyle enerjimi “Acaba yarın ne olacak” diyerek, baskı ve korku altında yaşayan, Kürd çocuklarına adamak istiyorum. Bunu, insani ve kutsal bir görev olarak düşünüyor, tadına ve hazına ermek istiyorum. Yaşamım ya da ölümüm, ecdadıma yakışır olsun istiyorum. Ve, dönüş biletimi 15 şubat gününe ayırtarak, bu ülkeden ayrılıyorum. Köyümde doğduğum, eski taş ve toprak yapımı olan evimizin bir odasında yaşamak, yazılarımla bu kutsal mücadeleye oradan devam etmek istiyorum.”

    Sevgili dostum, almış olduğum karara saygılarını belirterek, aşağıdaki anlamlı mesajıyla da destek vermişti:

    “Almış olduğunuz karar, umarım size düşlediğiniz huzuru ve mutluluğu sağlasın. Arayışı içinde olduğumuz içsel huzuru yakalayabilmek çok önemli. Aldığınız kararla, huzur ve güzellikleri yaşayacağınız düşüncesini asla ertelemeyin. Çünkü yarın diye birşey yok. Günü yaşamak, anı yaşamak önem taşıyor. Bizim jenerasyonumuz gelenekçi, toplumcu, fedakar ve verici olma özellikleriyle vardı. Kendimiz için yaşamı hep arka plana atmışızdır. Bunu yaparken, bundan haz aldığımız, mutlu olduğumuz için yaptık. Yani mutluluğumuz salt kendi çıkar ve şahsi arzularımız için olmadı. Ancak belli bir yaş ve olgunluğa eriştikten sonra, hayatı sorgulamaya, değerlendirmeye ve ‘kendim için ne yaptım’ sorusunu sormaya başlıyoruz. Sonuçta insanız ve bunu sorgulamak da en doğal hakkımız! Sanıyorum karşılığında yine kendimize verdiğimiz cevap; ‘çok az şey’ olacaktır.”

    Aynı düşünceleri paylaştığımız bu yürekli dostum başta olmak üzere; dünyanın hemen hemen her bölgesinden edindiğim tüm dostlarımdan gördüğüm sıcak ilgi ve desteklerini unutmayacağıma dair, Kainatın sahibi şahitliğinde söz veriyorum..

    Ve tabii ki; seni de unutmayacağım AMERİKA.!

    Bana lütfettiğiniz Amerikan vatandaşlığı statüsüne hiç bir zeval getirmeden, onu kutsal bir emanet gibi gururla taşıyacağımı bilmenizi isterim..

    Ancak şunu iyi bilin ki: Bir gün gözlerimin içine bakarak; benden özür dilemeden, heder olan insani haklarım tarafıma iade edilmeden, Beyaz Saray’dan Haymana’ya kadar kırmızı halı da döşeseniz, asla geri dönmeyeceğim..

    Ve sana ‘Elveda AMERİKA’ derken; son sözümü ecdadımın bir haykırışıyla bitirmek istiyorum:

    Senin vefasızlığın bana ders oldu.. Benim ELVEDAM da sana ders olsun.!

    Mustafa Kart (Mam Recall)
    mamoste.kart@yahoo.com

    Print 2771 car hatiye xwandin
    Nivîsên din yê Mam Recall
  • Gelin canlar akl-ı selim olalım..
  • Her ne hikmet-i ilahiyye ise; ŞIRNAKLI Apo’ya özgürlük, HAYMANALI bağımsızlık istiyor
  • Bayrağın rengi kızıllaştıkça
  • Annem Alzheimer, Halkım Depresyonda, Devletim Paranoyak Olmuş
  • Elveda AMERİKA.!
  • Yalancı Hayvanlar
  • Ve, sadakallahü’l azim
  • En diplomatik yorumlar (6)
  • En diplomatik yorumlar (5)
  • En diplomatik yorumlar (4)
  • En diplomatik yorumlar (3)
  • En diplomatik yorumlar (2)
  • En diplomatik yorumlar (1)
  • Kürdlere 11 Eylül Tuzağı
  • Blame the One Who Taught the Terrorist
  • Kirvemiz L.Curzon çocuğu yanlış tuttu, ameliyat gerekiyor
  • Vallahi çok ŞAMAN çocuklar
  • Azize uyar, Azizeye uymaz
  • Ayrılmak istiyoruz hakim bey (4)
  • Ayrılmak istiyoruz hakim bey (3)
  • Ayrılmak istiyoruz hakim bey(2)
  • Ayrılmak istiyoruz hakim bey (1)
  • Kral Dakyanus'un ruhu
  • Nivîskar
        H. Çakırbeyİmralı Görüşmeleri
        Ibrahim GüçlüSilopi Belediye Başkanı’nı PKK Kaçırdı…
        Mahmut KılınçLi Ser Hevdîtinên Osloyê
        Mam RecallGelin canlar akl-ı selim olalım..
        Sait AydoğmuşBirgül Ayman Güler ve Onu Eleştirenler Ne Kadar Farklıdır?
        Sedat GünçektiKürd halkının PKK´ye bir diyet borcu yoktur
        Serdar RoşanKesên ku doza dewleta kurdî nekin, ne rewşenbîr in!
        Silêman DemirAKP dixwaze çi bike?
        Xidir ÛsoKonferansa Kurd û Çarenûsî
        Yaşar Karadoğan1967 Doğu Mitingleri ve Nevzat Sağnıç
        İsmail Beşikçi"Yalçın Küçük’e Özgürlük" Paneli ve Kürd Sorunu
    Kovar
    Cîhana Weşanan
    Têketina bê qedexe


    Editor: M.Sarica

    Print this page | Send to a friend!
    Rizgari News-RSS | News-RSS | Twitter
    Ravakirina Malperê: 0.38 Saniye
    Add Favorites: Facebook | Myspace | Google | Twitter | Digg | Del.icio.us | Reddit | Webnews | Folkd | Mister Wong | Linkarena