Anayasa değişikliği ve Kürdler Türkiye de anayasal tartışmalar, bazı dönemlerde hükümetler tarafından gündeme getiriliyor. İktidara gelen hükümetler anayasanın değiştirilmesi gerektiğini ve yeniden yazılmasını söylüyorlar. Ama ne yazık ki anayasanın üzerinde şekillendiği mantığa, hiç bir hükümet karşı çıkamıyor. Devletin resmi ideolojisi olan Kemalizm milli siyaset belgesi ile güvence altına alınarak hiçbir dönem tartıştırılmadı ve dokunulmadı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ve Lozan Antlaşması’nın kabulü ile başlayan bu süreç, başta Kürdler olmak üzere, diğer azınlıklar da büyük acılar yaşadı. Kemalistler, Anadolu’yu Türkleştirme politikasıyla beraber, Kürdistan’ın topraklarını askeri ve siyasi olarak işgal edip çok acımasız bir baskı ve asimilasyon hareketine giriştiler. Yeni bir ulus-devlet modelini kurmak için, anayasasında, ötekinin red ve inkârını askeri, siyasi, ekonomik ve sosyal olarak önüne koyan ve bu temelde tek millet, tek vatan, tek ulus, tek bayrak ve tek dil mantığı üzerinde, devletin resmi ideolojisinin inşasını tamamladılar.
Kürd ve Kürdistan sorununu anayasal düzlemde red ve inkâr eden sistem, kendisini koruyan, anayasanın değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez maddelerini, belli sacayakları üzerinde oturtarak, tekçi-üniter devlet anlayışını korumaya almıştır. Bu tekçi ve aynı zamanda otoriter yapısından dolayı demokrasi ve Kürd mücadelesi çok sıkıntılı ve kanlı oldu ve olmaya da devam ediyor.
AKP’nin de gündemine aldığı ve kritik sayılarla kabul edilen anayasa değişikliği, tümden ve Kürd sorununu çözen bir değişiklik değil, kendi çıkarları doğrultusunda, bazı kesimleri rahatlatacak bir değişikliktir. Kürd sorununun anayasal çerçevede çözümü demek, Türkiye’nin demokratik yeni yapılanması için olmazsa olmaz şartlardan biri olarak, devletin resmi ideolojisi olan Kemalizm’in korunduğu, milli siyaset belgesinin ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşir.
Milli siyaset belgesi ve anayasanın değiştirilemez maddelerinin değiştirilmemesi demek Kürd sorununu çözümsüz bırakmak demektir. Çözüm anayasanın tümden ve yeniden yazılarak, Kürd milletinin varlığını ve azınlıkların haklarını, anayasal güvenceye alan, halklar arası eşitliği ve saygıyı esas alan, çağdaş, demokratik, çoğulcu federal bir sistemle, yeniden yapılanmayı önüne koyan bir anayasanın yapılması ile olur.
Mesele AKP hükümetinin bu donmuş kalıplara dokunup dokunmadığıdır. Hükümetler hiçbir zaman sistemle çatışmayı göze alamamışlardır. AKP’nin de genel anlamda sistemle pek bir sorunu yoktur. Hatta bir adım daha ileri giderek, kendi düşünsel arka planlarını hayata geçirmek için, sistemle Kürd meselesi konusunda uzlaşarak, daha uyumlu ve daha yakıcı bir işbirliği içerisinde olmuştur. Bu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sonraki politikalarında da anlaşılmaktadır.
Başbakanın ve yetkili bakanların yurt dışı konuşmaları bunun somut göstergesidir. Avrupa başkentlerinde verilen medeniyetler ittifakı ve hoş görü mesajları, her nedense içerde unutulabiliniyor. Hem ülkenizdeki farklı medeniyetleri ve kültürleri görmezlikten geleceksiniz, hem de değişik ülkelerdeki Türk toplulukları için hak ve özgürlüklerin verilmesini isteyeceksiniz, aynı zamanda Almanya’da Türkçe eğitim yapan okulların açılmasını talep edeceksiniz, ama Kürdlere gelince de bu hakları unutacaksınız. Bu devlet politikası olarak içindeki sorunlara karşı samimiyetsizliğin bir göstergesi ve çifte standartlıktır.
Çünkü bu politikalar sonucu, Kürdlerle devlet arasında bir güven bunalımı oluşmuştur. Bundan dolayı Kürd milleti ve diğer azınlıklar, çok büyük acılar yaşadı ve yaşıyor. Bu acıların ve güven bunalımının aşılması için, özgür ve katılımcı bir tarzda toplumsal uzlaşıyı sağlayacak, milli güvenlik siyasetinde arındırılmış yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır. Kürdlerin uluslararası standartlar çerçevesinde, haklarının güvence altına alınmasıyla, bir statüye kavuşması ve kendi kendisini yönetme istemi ile mümkündür.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, Kemalist yönetim anlayışında açılacak her gediğe, Kürdlerin olumlu bakmaları gerekir. Kürd siyasetçi ve aydınları, gelecekte daha rahat nefes alabilmek için, T.C. Anayasası tartışmalarında, aktif rol almaları ve demokrasi mücadelesinde taraf olmalıdırlar. Elbette bu anayasal değişiklikler, Kürd ve Kürdistan meselesini çözmemektedir. Ama önemli bir adımdır, en azında askeri vesayetin bel kemiğini kırıyor. Hak ve özgürlükler alanında atılan her olumlu adımın bizlerce desteklenilmesi önemlidir.
Ama maalesef, Kürt sorununun, anayasal çerçevede, ulusal hak temelinde çözümsüzlüğünü dayatan sadece resmi devlet ideoloji değildir. Kürt siyasal hareketinin son yarım yüzyılda kazandığı tüm teorik-ideolojik ve siyasal mevzilerini haraç mezat satışa çıkaran PKK kaynaklı kumandalı gelişmelerde bunda büyük rol oynamaktadırlar.
Son anayasa değişiklik paketindeki, PKK ve BDP’nin tutumu sanırım, Kürdlerin hafızalarında olumsuz bir şekilde yerini alacaktır. En azında askeri vesayeti kaldıran, bazı hak ve özgürlükleri yasalaştıran değişikliklere karşı olması, bu karşı oluşuma da biz AKP’nin noteri değiliz mantığı ile açıklamaları tam bir komedi. Siz nefes alabileceğiniz bazı düzenlemelere karşı sırf AKP getiriyor diye karşı çıkarsanız inandırıcı olamazsınız.
Bu yapılarıyla PKK ve BDP yerini ve saflarını netleştirmiş oldular. Türkiye’de değişimden yana olmayan, MHP, CHP, Asker, Ergenekon gibi şoven ve ulusalcı güçlerle aynı cephede yerini alan BDP, kendi başına hareket edemeyeceğini, liderleri tarafından, derin güçlerden gelecek talimatlara göre hareket edeceğini, bir daha Kürd halkına gösterdiler.
Kürd siyasi ve aydınları bu 27 maddelik anayasa değişiklik paketini desteklerken, anayasa değişiklik maddelerinin, Kürdleri tatmin etmediğini, daha doğrusu Kürd ve Kürdistan inkârını koruyan, maddelere dokunulmadığını kamuoyu ile her fırsatta paylaşılmalı, bunun propagandasını yapmalıdırlar. Bunu iç kamuoyunda ve dış kamuoyunda teşhir etmeli ve bu konuda uzmanlardan ve akademisyenlerden de destek alarak, alternatif bir anayasa komisyonu oluşturarak, yukarda çerçevesi çizilen yeni bir anlaşma metnini içte ve dışta tartışmaya açmalıdırlar. Kürtler
Saygılarımla
Fettah Karagöz
fettah_karagoz@hotmail.comPrint 1932 car hatiye xwandin Nivîsên din yê Fettah Karagöz Anayasa değişikliği ve KürdlerKürt aydın ve kurumlarının çelişkisiTürk bilim adamı ve aydınlarının Kürt aşkı Kürt sorunu ve seçimler Kürtler, AKP ve devlet |
|