

  |
|
| Çalakî-panel-şahî.. |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Dosyaya Taybet |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Pirtûk û kovar.. |
|
|
|
|
 |

 |
‘Büyük Abi’ ile ‘Küçük Kardeş’in vazgeçemediği yalan: ‘Birlik’
YAŞAR KARADOĞAN
Nedendir bilinmiyor.
Kuzey Kürdlerinin ‘birleşme’ güdüleri nedense ya Nisanda, olmazsa Mayısta depreşiyor.
1993 Martında Öcalan ile Burkay Hafız Esad’ın himayesinde bir araya gelip ‘protokol’ yaptılar.
Abdullah Öcalan Kemal Burkay’a onun ‘büyük abisi’ olmayı kabul ettirdi.
Burkay da ‘küçük kardeş’ olmayı seve seve kabul etti.
‘Büyük abi-küçük kardeş’ izdivacı öyle alevlendi ki, ‘minnoş kardeş’ Öcalan’ın örgüt içi politikasını filan bile aklamaya başladı.
‘PKK’nin yerinde olsak biz de aynı şeyleri yapardık’ dedi.
Meşhur konferanslarında ‘devlet silahlı mücadeleyi daha fazla sürdüremez, iflas edemez’ dedi.
B u arada Ahmet Türk ve Sırrı Sakık Ankara’dan yollara düştüler. Soluğu Bekaa’da aldılar.
Ahmet Türk ‘büyük abi’ ile ‘küçük kardeş’in ellerini Kırkpınar’da karakucak güreşi yapan güreşçiler gibi havaya kaldırdı.
Apo’ya altın bir kalem götürmüştü.
‘Artık silahlar değil, kalem konuşsun’ dedi,ama olmadı.
Bundan sonra da ‘Birinci parti’, ‘ikinci parti’ sürecei devam etti..
‘Büyük abi-küçük kardeş’ ‘birliği’ ancak Bingöl hadisesiyle yara aldı.
Legal planda bu ‘izdivaç’ biraz daha uzun sürdü.
‘küçük kardeş’ ve kafadarları Med Tv’de ‘büyük kardeş’in hık deyicisi oldular.
‘Küçük kardeş’ uydu ‘particiği’ BDP’yi kurana ve ilk programı biçene kadar kadar ‘büyük abi’nin kollarında HADEP saflarında dans etti.
Epeyi de MED TV’de rol çalma yarışında dublörlük yaptı.
Neyse...
Uzatmayalım.
Kürdleri gerçek manada temsil niyeti olmayanlar ne zaman sıkışsalar ‘birlik’ gibi kulağa hoş gelen, her zaman revaçta olan bir slogana sarılıyorlar.
Bu artık tadı kaçmış bir oyun olmaktan öte bir anlam taşımıyor.
Prensiplere ve milletin çıkarlarına dayanmayan ‘birlikler’ ancak ‘büyük abi’ ile ‘küçük kardeş’in günü kurtarma ihtiyacına cevap verebilirse verebilir.
Vermezse de siyasi bir mastürbasyon olmaktan öte bir anlam taşımaz.
Silahlı külahlı ‘büyük abi’ ile silahsız ama bir o kadar tehlikeli ‘küçük kardeş’in birbirine yaslanma çabaları, özellikle ‘küçük kardeş’in yaltaklanmalarıyla bir süredir hız kazanmış durumda.
Birbirlerine ihtiyaçları var çünkü.
Bu filimin bir benzerini farklı aktörlerle Nisan 2007’de de görmüştük.
Ankara Kürd-Der’in verdiği bir yemekte biraraya gelen DTP Başkanı Ahmet Türk, KADEP Genel başkanı Şerafettin Elçi ve HAK-Par başkanı Sertaç Bucak Temmuz 2007 seçimlerine birlikte girme ‘sözü’ vermişlerdi.
Böyle bir şey gerçekleşmedi?
Yani bu üç kişi yaşlarına başlarına bakmadan haşa huzur yalancı durumuna düştüler.
Şimdi ise Türk’ün yerinde Selahattin Demirtaş var.
Abdullah Gül’ün Ankaralı Turgut’un havaları eşliğinde gezilerinde kıvıran Selahattin Demirtaş var.
Bu Demirtaş’lar belli ki çok marifetli.
Biri gidiyor, öteki geliyor.
(Belki Nuri Yaman bunların ‘fişlerini’ de görmüştür. Ama Neşe Düzel bunu sormayı unutmuş).
Bence ‘büyük abi’ ile ‘küçük kardeş’in birleşmesinde bir sakınca yok.
Siyasal olarak, örgütsel olarak birbirlerine çok uyuyorlar ve de yakışıyorlar.
İkisinin de ‘insan ötesi’ özelliklere sahip liderleri var.
İkisi de ‘demokratik cumhuriyet’ neferi.
Hatta, ‘küçük kardeş’ bu yarışta daha tecrübeli ve daha kıdemli.
Çünkü ‘İmralı’ faciasından sonra yaptıkları çarşaf çarşaf açıklamalarda, yayınladıkları alengirli broşürlerde Öcalan’ın ‘kendi görüşlerine’ geldiğini ilan etmişlerdi.
‘Büyük abi’ annesinden çok dayak yemiş çocukluğunda,’küçük kardeş’ ise babasından.
Biyografilerindeki küçük de olsa bir ayrılıkları bu.
Kısacası bunların siyasi kimyaları, kumaşları birbirine çok benziyor.
Aldıkları gıda aynı.
‘Küçük kardeş’ yıllarca bütün Kürdlere inad kendine özgü bir alfabe kullandı.
‘Büyük kardeş’ ise Kürd bayrağını KDP bayrağı olarak görüp Newroz meydanlarında Kürd gençlerine dayak atıyor.
Onlar menfaatlerini , milletin menfaati gibi gösteriyorlar.
Al birini, vur ötekine.
Bunlar Kürdlerin hak arama mücadelesinde aşılması gereken barikatlardır.
Siyasi gıdası ‘demokratik cumhuriyetçilik’ olanlar halkın vaktiyle ve emeğiyle oynuyor.
2007’de ‘birlik’ yapma açıklamaları ne oldu?
Önce bunun hesabını versinler.
Hangi prensipler üzerinde ‘birlik’ çalışmaları yürütüyorlar?
Bunu bir açıklasınlar.
Mesela BDP neden şu kısmi anayasa değişikliğine karşı çıkıyor?
Bir yanda ‘barış’ tacirliği yapılırken, diğer yandan Ahmet Türk’e yapılan ‘derin saldırı’ sonucu ortaya çıkan infial ve tepkiyi boşa çıkarmak için Samsun’da iki polisin öldürülmesi provakasyonunun üstlenilmesine neden karşı duramıyor?
Hem ‘demokratik cumhuriyet’ diye bağırıp, hem de 12 eylül generallerinin yargılanmasına neden karşı çıkıyorlar? Militer bir kurum olan HYSK’una neden can simidi oluyorlar?
Daha bir ay önce Diyarbakır’da yenişehir belediyesi Hak-Par’ın Newroz etkinliğini engellemeye çalışmadı mı?
Peki ne oldu da aniden ‘birlşeme’ damarları tuttu?
Musanın asası mı değdi bunlara?
Anayasa değişikliğini destekleyen, TRT Şeş’te Burkay’a masa açmaya çalışan, Burkay’ı rejimin bir propaganda unsuru haline getirmeye çalışan HAK-Par’daki arkadaşları bu ‘birlik çalışması’nda hangi siyasi aparatlara sahip acaba?
KADEP için bir şey demeye gerek yok.
KADEP DKP’den itibaren rolünü oynayabilseydi, bugün farklı bir tablo ile karşı karşıya olurduk.
Böyle olduğu için de olmaması gereken bir masada ‘figuran’ olmuş durumda.
Kürdlerin bu fasa fisolardan kurtulması gerekiyor.
Beni şahsen bunların katakullileri, propagandaları ilgilendirmiyor.
Bu Kemalist yavrucuğu örgütlerden, bu soğuk savaş artıklarından Kürdler birgün kurtulacak.
Bunlardan kurtulmanın bir yolu da bunların palavralarına, manipülasyonlarına prim vermemektir.
22 Nisan 2010
Print 1372 car hatiye xwandin Nivîsên din yê Yaşar Karadoğan Referandum: Kürdler ve TürklerDiyarbekir’den (resimli) notlarŞerzan Kurt'un ailesinin mektubu ve Sedat Özevin ile arkadaşlarının katliBeşikçi’ye dava, Kürdün ölüsüne işkenceye fetva!KCK İddianamesiKürdistan Ticaret Konferansı’nın ardındanAlınak: Devleti yönetenlerin çocukları ölmüyorŞerzan Kurt...Kürd sorunu Türkiye’nin iç sorunu mudur, Demirtaş ?Burkay’ın anıları ve çifte standart‘Büyük Abi’ ile ‘Küçük Kardeş’in vazgeçemediği yalan: ‘Birlik’Ahmet Türk’ün kırılan burnu, rotasız Kürd siyasetiŞexmus Diken ile SöyleşiMahmut Alınak ile SöyleşiIrak seçime giderkenOrhan Miroğlu ile SöyleşiHedefteki Osman BaydemirA.Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişi ve Kürdlerdeki de ja vu hali!Aziz Alış’la söyleşiYargılanan komutanlar ve genetiği değiştirilmiş Kürdler…Hevpeyvîn bi Sabahattin Korkmaz reDTP sonrası, BDP öncesiOrdu Toplumu ...Dersim’i hatırlarken, Piran’ı da unutmamak lazımBir Dostun Trajik ÖlümüCanlı Kürd Tarihi: Abdülmelik FıratZenginin orospusu, fakirin hastası...Güney Kürdistan seçimlerinin düşündürdükleriHalis Toprak’ın iflası: Derin devlet komplosu mu?Bir Filistinli dava adamından Kürd siyasi işportacılara mesajlar...İran'da neler oluyor?İngiliz Genelkurmay Başkanı’nı dinlerken Türk Genelkurmay Başkanlarını düşünmek….Kertê KatliamıDiyar-ı-Bekir'i 'Herne Pêş' eşliğinde izlemek...Barzani’nin Londra mesajları...Ahmet Türk-Selahattin DemirtaşGazze, Davos, İsrail seçimleri ve İranKani Yılmaz-Sabri ToriDe bajo TRT-ŞeşTarih Tekerrür mü Ediyor?Irak ve Kürdler için kritik bir yıla girerken...Hedefteki Doğan Özgüden 'Kan uykusundan uyanmak!’İsrail anayasasını tartışırken alınacak derslerABD Seçimlerine İngiliz BakışıDiyarbakır’dan ‘Protesto’ Notları..Abdel Bari Atwan’ın hatıraları'Korkak!' McDair'den Bülent Ersoy'a... Cromwell'den Mustafa Kemal'e....Hemreş REŞO’nun Ziya Şerefhanoğlu ve Dr.Nuri Dersimi ile mektuplaşmalarıMusa Anter’in Hatırlattıkları…Abant yasağı: Aynı Film..Derik’teki son Ermeni, Kevo da öldü!...Tevkurd’un hal(sizliğ)i!Ümit Fırat Orhan Kotan ile Mehmed Uzun polemiğiİsrail Perspektifi..Statükoya ve icazete karşı bir ses: Mahmut AlınakŞirin Ebadi’nin gözüyle ABD ve İran998 İmza!-2-998 İmzacı!6 Haziran 2008 ve KerkükKürdlerin birliği mi dediniz ?Kürdlerdeki göbek havası ve Öcalan’ın son incileri‘3 Trilyon Dolarlık Savaş’!Bir toplantının ardından..Kürd dava adamları niye hedef?Arap Gözüyle Ortadoğu Perspektifi ve Kürdler!...Chatham House'daki 'Kürd Konferansı' 'Son Bölüm'Chatham House’daki ‘Kürd Konferansı'-2-Kürd Yöneticiler Londra’da..Türkiye’ye bağımlı ‘bağımsızlık!’Fırat ve Dicle’nin iki şairi.. |
|
|
  |
|
| Cîhana Weşanan |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Piştgirî |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Têketina bê qedexe |
|
|
|
|
 |

 |