

  |
|
| Çalakî-panel-şahî.. |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Dosyaya Taybet |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Pirtûk û kovar.. |
|
|
|
|
 |

 |
Halis Toprak’ın iflası: Derin devlet komplosu mu? Önceki gece HaberTürk kanalında, Fatih Altaylı’nın ‘teke tek’ adlı programında Kürd asıllı işadamı Halis Toprakın hazin öyküsünden bölümler dinledim.
Dinledikçe ona kurulan kumpasları anlama olanağı buldum, ama Halis Toprak’ın naifliğine de çok şaşırdım.
Bu kadar başarılı bir işadamının devlet tezgahları karşısında bu kadar savunmasız kalması şaşırtıcı olmasa da, Halis Toprak’ın deneyimli bir işadamı olarak kendisine karşı uygulanan dolandırıcılığın staretejisini anlayamaması çok tuhaf kaçıyor.
Yaklaşık 40 şirketi olan Toprak Holding gibi büyük bir şirkete sahip olan Halis Toprak’ın bütün mal varlığı ve şirketleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMS) tarafından ulufe dağıtır gibi beleşe dağıtılıyor.
Bu TMS’nin başkanı olacak Ahmet Ertürk adlı zatı bir ara İskele sancak rogramında da izlemiştim. Övüne övüne Toprak’a ait İstanbuldaki Carlton Oteli arsasını yari fiyatına satacaklarını anlatıyordu.
Adam sanki özel bir görevli.
Aslında öyle.
Toprak’ın Londra’nın Kuzeyindeki Barnet bölgesinde yaptırdığı 2800 metre karelik dillere destan The Bishop Avenue’sini çok duydum ama görmedim.
Onu kim aldı biliyor musunuz?
Recep Tayyip Erdoğan’ın oğluna burs veren Ramsey gömleklerinin sahibi Remzi Gür.
Bu zat Toprak’a ait Aslanlı Köşkü de aldı.
Toprak’ın İngiltere’nin Chester bölgesindeki 160 dönümlük arazisi ve çiftliğini ise Chelsea futbol kulübünün sahibi Roman Abramoviç aldı.
Çalık grubu ve Mehmet Hattat da Toprak’a ait mal mülkü savaş ganimeti gibi kaptılar.
TMS bunları kelepir fiyatına sattı.
Halis Toprak Liceli, ben Erganili’yim.
Onu ne gördüm ne tanıdım.
Evlilikleri beni de kızdırdı, ama sonuçta bu onun özel hayatı.
Clint Eastwood da kendisinden çok küçük bayanla evlendiğinde kızmıştım, ama onun kovboy filmlerini izlemekten vazgeçmedim.
Halis Toprak’ın evliliği üzerinde ‘şahaneler’ yaratan Zsa Zsa Gabor’un ya da Brigitte Bardot’un, Samantha Fox’un kendilerinden yaşça çok küçük erkeklerle evlenenler karşısında tam tekmil sırada dururken, Halis Toprak’ın evilikleri karşısındaki hasassiyetler doğrusu göz yaşartıyor!
Halis Toprak kendi toprağına yatırım yapan belki de tek Kürd asıllı işadamı.
Bence kabahati de bu.
Lice’de mermer, yağ ve yem fabrikaları yaptı. Okul, hastahane, öğrenci yurdu, konut inşa etti.
Sarıkamış’ta müthiş bir otel yapmış.
Kuşkusuz onun zenginliği de artı-değere, yani sömürüye dayanıyor.
Ben bunu tartışmıyorum.
Dün gece Fatih Altaylı’ya yaptıkları açıklamalardan anladım ki işin içinde derin devlet ve onun yarattığı Koç ailesi var.
Toprak otomotiv sanayisine el atar diye zamanın Merkez Bankası başkanı Yavuz Canevi Toprak’ın kredilerini vermiyor. Özal vasıtasıyla kredilerin çıkmasından da Vehbi Koç’u haberdar ediyor.
Japon firması Mazda’nın Halis Toprak ile ilişki kurması, Türkiye’de otomotiv sanayisine el atması Koç’ları çok rahatsız ediyor.
Ve o zamandan beri Toprak’ın kaderi örülmeye başlıyor.
Tıpkı Sabancıların kaderinin örülmeye başlaması gibi.
Çok enteresandır, bugün Sabancılar Toyota’daki hisselerini sattılar.
Koç’ları Toyota ile yüz yüze bıraktılar!
Toprak’a karşı yürütülen iflas kampanyasında Aydın Doğan’ın basını büyük rol oynuyor.
Bir yerlerde okumuştum.
Kelkitli olarak bildiğimiz bu Aydın Doğan aslında, Aydın Koç’muş.
Bu bir iddia tabii.
İddiaya göre Aydın Doğan, Vehbi Koç’un Anadolu’daki gayrı resmi oğlu.
Milliyet gazetesini de onun için almış.
Hatta ilk başta Abdi İpekçi ve arkadaşları bu alımı engellemiş.
Yine iddia olunur ki, Aydın Doğan Vehbi Koç’un oğlu olduğunu ispat etmek için Vehbi Koç’un mezarını açtırıp DNA testi yaptırmış.
Rahmi Koçlar da zoraki de olsa bu kardeşlerinin varlığını kabul etmek zorunda kalmışlar.
Milliyet gazetesinde Serpil Yılmaz adlı bir kadın var.
Kürd Federe bölgesine zengin olmak umuduyla gidip, orada dolandırıcılık yaptıkları için hapse atılan sahtekar işadamlarının sözcülüğünü yapan diziler yayınlıyor.
Kerkük’te akıtılan Kürd ve Türkmen kanı..
Irak’taki Al Qaide komutanlarının artık Türk vatandaşları olduğu şeklindeki iddialar onu hiç üzmüyor.
Ama iş akitlerini yerine getirmeyen ‘işadamı’ kılıklı çapulcuların derdest edilmeleri ona çok koyuyor!
Halis Toprak’ın evliliği de ona çok koyuyor!
Ne alakası varsa, Toprak’ın evliliği ile iş hayatı arasında bağlantılar kuruyor.
Milliyet gazetesinin Toprak’ın iflas ettirilme kampanyasında aktif rol alması herhalde tesadüfi değildir.
Şuraya geleceğim.
Halis Toprak Lice’ye, Sarıkamış’a yatırım yaparak büyük bir hata (!) yaptı.
Halis Toprak olayında Kürdün sermaye sahibi olmasından duyulan stratejik rahatsızlığın işaretleri kuvvetle mevcut.
Devlet eliytle uyuşturucu işine bulaştırılan Kürdler, Kürd siyasi hareketlerini uyuşturucu gibi pis işlere sokma görevini yerine getirdikten sonra hem sermaye itibariyle, hem de fiziken ortadan kaldırıldılar.
İstanbul Belediyesi’nde Nurettin Sözen’e karşı yapılan operasyon da derin bir operasyondu. Ama kimse henüz bunu konuşmaya başlamadı.
Asil Nadir’in sermayesine el konmasında da benzer bir durum sözkonusudur.
Mesela şu Vestel’in yöneticilerinin emekli paşalar filan olması tesadüf müydü.
Asil Nadir İngiltere’de insanların paralarını zimmete geçirmekle suçlandı. Kuzey Kıbrıs’a kaçmasına göz yumuldu.
Şimdi Türkiye’ye bile alenen gidemiyor.
O da alacaklarını alamıyor.
Bütün şirketleri ‘iç’ edildi.
Onun eliyle Kuzey Kıbrıs’ta servet sahibi olanlar bile onun yüzüne bakmıyor artık.
Asil Nadir olayında ise kanımca Asil Nadir adının-Kuzey Kıbrıs’ın ekonomisine hükmeden biri olarak- Kıbrıs sorununun çözümüyle anılması onun tasfiyesindeki bam telini oluşturuyor diye sanıyorum.
Aynı şekilde Tekin Birinci gibi Kıbrıs’ta federal çözümden yana işadamlarının da tasfiyesi, yoksullaştırılmaya çalışılması ve hapse atılmaları da Türkiye’yi yöneten militarizmin ‘derin stratejisi’ ile ilgili olduğunu düşünüyorum.
Direkt olmasa bile bu noktanın bir etken olduğuna inanıyorum.
Türkiye’de Rum, Musevi, Ermeni malvarlıkları, sermayeleri nasıl ‘Türkleştirildi?’
Bunlar biliniyor.
Halis Toprak’ın sermayesizleştirilmesi de son tahlilde Kürdlerin sermayesizleştirilmesi, ekonomiye yabancılaştırılmaları ile ilgilidir.
Sinan Aygün’ler, Mehmet Hattatlar, Ciner’ler, Çalıklar, Doğan’lar Toprak’ların sermayelerini paylaşıyorlar.
Bu tartışılmıyor..
Toprak’ın evlendiği kızın yaşı gibi laf-ı güzaf gibi şeylerle uğraşılıyor.
Şu ‘dini bütün’ Türk büyükleri Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan Toprak’ı dinlediler mi acaba?
Yaşar KaradoğanPrint 2002 car hatiye xwandin Nivîsên din yê Yaşar Karadoğan Referandum: Kürdler ve TürklerDiyarbekir’den (resimli) notlarŞerzan Kurt'un ailesinin mektubu ve Sedat Özevin ile arkadaşlarının katliBeşikçi’ye dava, Kürdün ölüsüne işkenceye fetva!KCK İddianamesiKürdistan Ticaret Konferansı’nın ardındanAlınak: Devleti yönetenlerin çocukları ölmüyorŞerzan Kurt...Kürd sorunu Türkiye’nin iç sorunu mudur, Demirtaş ?Burkay’ın anıları ve çifte standart‘Büyük Abi’ ile ‘Küçük Kardeş’in vazgeçemediği yalan: ‘Birlik’Ahmet Türk’ün kırılan burnu, rotasız Kürd siyasetiŞexmus Diken ile SöyleşiMahmut Alınak ile SöyleşiIrak seçime giderkenOrhan Miroğlu ile SöyleşiHedefteki Osman BaydemirA.Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişi ve Kürdlerdeki de ja vu hali!Aziz Alış’la söyleşiYargılanan komutanlar ve genetiği değiştirilmiş Kürdler…Hevpeyvîn bi Sabahattin Korkmaz reDTP sonrası, BDP öncesiOrdu Toplumu ...Dersim’i hatırlarken, Piran’ı da unutmamak lazımBir Dostun Trajik ÖlümüCanlı Kürd Tarihi: Abdülmelik FıratZenginin orospusu, fakirin hastası...Güney Kürdistan seçimlerinin düşündürdükleriHalis Toprak’ın iflası: Derin devlet komplosu mu?Bir Filistinli dava adamından Kürd siyasi işportacılara mesajlar...İran'da neler oluyor?İngiliz Genelkurmay Başkanı’nı dinlerken Türk Genelkurmay Başkanlarını düşünmek….Kertê KatliamıDiyar-ı-Bekir'i 'Herne Pêş' eşliğinde izlemek...Barzani’nin Londra mesajları...Ahmet Türk-Selahattin DemirtaşGazze, Davos, İsrail seçimleri ve İranKani Yılmaz-Sabri ToriDe bajo TRT-ŞeşTarih Tekerrür mü Ediyor?Irak ve Kürdler için kritik bir yıla girerken...Hedefteki Doğan Özgüden 'Kan uykusundan uyanmak!’İsrail anayasasını tartışırken alınacak derslerABD Seçimlerine İngiliz BakışıDiyarbakır’dan ‘Protesto’ Notları..Abdel Bari Atwan’ın hatıraları'Korkak!' McDair'den Bülent Ersoy'a... Cromwell'den Mustafa Kemal'e....Hemreş REŞO’nun Ziya Şerefhanoğlu ve Dr.Nuri Dersimi ile mektuplaşmalarıMusa Anter’in Hatırlattıkları…Abant yasağı: Aynı Film..Derik’teki son Ermeni, Kevo da öldü!...Tevkurd’un hal(sizliğ)i!Ümit Fırat Orhan Kotan ile Mehmed Uzun polemiğiİsrail Perspektifi..Statükoya ve icazete karşı bir ses: Mahmut AlınakŞirin Ebadi’nin gözüyle ABD ve İran998 İmza!-2-998 İmzacı!6 Haziran 2008 ve KerkükKürdlerin birliği mi dediniz ?Kürdlerdeki göbek havası ve Öcalan’ın son incileri‘3 Trilyon Dolarlık Savaş’!Bir toplantının ardından..Kürd dava adamları niye hedef?Arap Gözüyle Ortadoğu Perspektifi ve Kürdler!...Chatham House'daki 'Kürd Konferansı' 'Son Bölüm'Chatham House’daki ‘Kürd Konferansı'-2-Kürd Yöneticiler Londra’da..Türkiye’ye bağımlı ‘bağımsızlık!’Fırat ve Dicle’nin iki şairi.. |
|
|
  |
|
| Cîhana Weşanan |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Piştgirî |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Têketina bê qedexe |
|
|
|
|
 |

 |