Referandum: Kürdler ve Türkler
Yaşar Karadoğan
Yeni Osmanlıcılık, Kemalizm ve kefen hırsızlığı...
Serdar Roşan
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yo...
N. Ferhat Sağnıç
Def yan Erbane
Xidir Ûso
PKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülm...
Ibrahim Güçlü
Medreseyén Neqşebendiyan - 8 -
Şakir Epözdemir
E-Mail hat guhertin! E-Maila nu: inforizgari@yahoo.de                             E-Mail adresimiz degisti! Yeni E-Mail: inforizgari@yahoo.de                             Our E-Mail is changed! New E-Mail : inforizgari@yahoo.de                             Unsere E-Mail wurde geaendert: Neue E-Mail : inforizgari@yahoo.de                            
Video | Arşiv | İstatistik | Anket | Links | Email  
Nivîskarên Mêvan
C.Doğan:
Öymen ve Hitler’in zihinsel kardeşliği
Ferzan Bakur:
Ortadoğu, Siyaset ve Değişim
Fettah Karagöz:
Anayasa değişikliği ve Kürdler
Kadir Satık:
“Açılım”
M. Nureddin Yekta:
Kürdler Türk'ün dostudur ya Türkler?
Merîh Nergîs:
Kabilîn gölgesi
N. Ferhat Sağnıç:
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yok mu?
Rucan Keleş:
44 insanın katili kim?
Seyidxan Kurij:
Hevpeyvîn bi Îsmaîl Beşîkçî re
Siddîq Bozarslan:
95 Salîya Salvegera Komkujîya Fileyan (Ermenan) û Kurdan
Zinarê Xamo:
Anketeke pir girîng
Çalakî-panel-şahî..
Dosyaya Taybet
Pirtûk û kovar..
Vê gavê, 241 mêvan û 0 endam liserxetê ne.
  • Têketina Endaman
  • Rizgari » Niviskar » Yaşar Karadoğan


    İngiliz Genelkurmay Başkanı’nı dinlerken Türk Genelkurmay Başkanlarını düşünmek….

    Geçen hafta Britanya Genelkurmay Başkanı General Sir Richard Dannat’i dinledim.
    İngiliz generali dinlerken Şemdinli olayının sanıklarından Ali Kaya’yı ‘iyi çocuktur’ diye arkalayan eski genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt’i düşündüm.
    Ergenekon terör örgütü adlı derin yapılanmaya toz kondurmayan, Mehmet Ali Birand’ın ‘yerden silah fışkırıyor’ sözüne kızan İlker Başbuğ’u düşünüp dehşete düştüm.

    * * *
    İngiliz generalin CV’sine bakınca insan şaşırıyor.
    Mimar bir babanın oğlu.
    Adam sadece iyi bir asker değil.
    Askerin, savaşın sınırlarını da iyi bilen bir devlet memuru.
    Görev yeri Milli Savunma Bakanlığı.
    Makamı orası ve Milli Savunma Bakanı’na karşı sorumlu.
    Eğitim gördüğü Durham Üniversitesi’nde ögrenim görürken ögrenci birliği başkanlığı yapmış.
    1971’den beri İngiliz ordusunda ve 58 yaşında. Kuzey İrlanda’da, Almanya, Bosna ve Kosova’da, Kıbrıs’ta Birleşmiş Milletler’de görev yapmış. Irak ve Kosova savaşlarına katılmış.
    Oğullarından birisi hem Irak’ta hem de Afganistan’da savaşmış.
    Richard Dannat Ağustos 2006’da genelkurmay başkanlığını Mike Jackson’dan devralmıştı.
    Mike Jackson’u da tanımış, ona sorular yöneltme ve tartışma olanağı bulmuştum.
    Mike Jackson ani çıkışlarıyla bende ‘akşamdan kalma birisi’ izlenimi bırakmıştı.
    Ki sonradan onun çok içki tüketen biri olduğunu ögrenmiştim.
    Dannat ise çok diri, genç ve bilgi dağarcığı çok yüklü bir asker.
    Ama insanılığı ön planda tutmaya çalışan, savaş çıgırtkanlığı yapmayan, konuşurken maaşını ödeyen hükümetin bütçesini de düşünen bir general..
    Hristiyan değerlerinin azalmasının toplumda moral bir boşluk yarattığına inanıyor.
    Richard Dannat cesur bir komutan. Ordunun politik liderliğinin politikalarına muhalefet eden bir komutan.
    Irak’tan çekilmeyi savundu, İngiliz ordusunun Basra’da bulunmasının oradaki kaousu arttırdığını öne sürdü. Blair iktidarını eleştirdi.

    * * *

    12 mayıs’ta işte bu komutanın
    Konuştuğu bir toplantıya davet edildim.
    1989’dan beri Chatham House’deki birçok toplantıya katıldım.
    Ama bu toplantıya katılmak için mutlaka üye olmak gerekiyordu.
    Bu nedenle toplantıya katılma isteğimin red edileceğini düşünüyordum.
    Toplantının yapıldığı 15 Mayıs sabahına dek toplantı için akredite olmayınca, Kraliyet Enstitüsü’ne telefon açtım. İki saatten az bir sürede toplantıya katılmam için gerekli akreditasyon geldi. Yanımda resimli bir kimlik bulundurmam istenmişti sadece.
    Toplantının yapıldığı Chatham House’a vardığımda basın bölümünden bir görevli kapıdaydı. Ona geldiğimi bildirdim, basın kartımı gösterip toplantı salonuna geçtim.
    Bunda anormal bir durum yoktu.
    Ama İslami fobianın belli ölçülerde yüze vurduğu Britanya’da esmer ve bıyıklı bir Ortadoğulu olarak İngiliz Genelkurmay Başkanı’nın toplantısına böyle rahat katılmak, doğrusu bende bir şaşkınlık yarattı.
    Generalin konuşmasının başlaması için salona girmesini beklerken, Türkiye’de ordu ile basın arasında yaşanan ‘akreditasyon’ sorunlarını, Başbakan Erdoğan’ın Danimarka’daki toplantısı sırasında Roj Tv’den bir gazetecinin orda bulunmasından duyduğu rahatsızlığı hatırladım.
    Londra’da 7 temmuz 2005’deki bombalamalardan sonra müslümanlara karşı önyargının hortlatıldığı Britanya’da böyle üst düzey bir toplantıya katılan tek Ortadoğulu ben devilkin kukus.
    Ama kimse dönüp bana bakmadı bile.
    Bıyıklarım sıkıntıdan terlemedi.
    Başka toplantılardan tanıdığım Arap lobiciler de koltuklarında rahat rahat oturuyorlardı.
    Bu esneklik ancak sivil toplumculuğun modern demokrasilerin belkemiği sayıldığı Londra’da görülebilir.
    Bütün eksikliklerine, hatta kurumsal ırkçılığın olmasına rağmen İngiltere halen de dünyada sivil toplumculuğun önde gelen bir merkezi olma özelligini sürdürüyor.
    Hayatını muhalif olarak geçirmiş, güçten, dokunulmazlıklardan nefret eden bir Kürd olarak, bu kadar ‘esneklikten’ sanki rahatsız oldum.
    Yaşar Büyükanıt hazretleri 20 Ocak 2008’de Richard Dannat’in davetlisi olarak Londra’ya geldi.
    Dannat Milli Savunma Bakanlığı’ndaki makamında onunla görüştü.
    Bakanlık içinde de sigara içilmediği için Büyükanıt sigarasını bakanlık binası dışında içmek zorunda kalmıştı.
    Yaşar Büyükanıt acaba İngiliz meslektaşından neler ögrendi?
    Toplantı salonunda Dannat’in yaveri dışında tek bir rütbeli yoktu.
    Ön sıradaki koltuklardan sadece ikisi rezerv edilmişti.
    London School of Economics’den gelen 3 ögrenci ön sırada kendilerine yer verildiğinde şaşkınlıklarını gizleyemediler.

    * * *
    İngiliz genelkurmay başkanı bu yıl ağustos ayında görevini devredecek.
    Dünyadaki Think-Thank kuruluşları arasında ikinci sırada gösterilen İngiliz Kraliyet Enstitüsü’nde ‘gelecekteki çatışmaların özellikleri konusunda perspektifleri’ni sundu.
    Dannat’ın bu konuşması İngiliz Tv’lerinden naklen yayınlanmadığı gibi, ertesi günkü gazetelerde tek bir satırlık atıfta bile bulunulmadı.
    Türkiye’de ‘genelkurmay’ başkanlarına tanrı muamelesi yapılıp, onların her dediğine ‘başögretmen dedi ki’ şeklinde yaklaşıldığını düşündüğümüzde, dünyanın dominant devletlerinden birisinin genelkurmay başkanına bu kadar ‘önemsiz’ davranılması ilginç değil mi?

    * * *

    Dannat İngilizlerin günümüzdeki askeri doktrininin oluşturulmasında bir mimar durumunda.
    Konuşmasında askeri konuların kamuoyunda değerlendirilmesiyle ilgili olarak ‘ bu konuların prestiji yüksek,ama bu konudaki anlayış düşük. Zor kararlar almakla karşı karşıyayız. Kamu harcamalarını azaltmamız lazım’ diyordu ve askeri konular sadece yazanlara bırakılmamalı, kamuoyuna da sunulmalıdır uyarısı yapıyordu.
    Dannat’a göre glaciate ‘staretjik şoklar yaşanabilir’ uyarısını yaparken ABD’li general Jim Mettis’in ‘savaş politik hayattan ayrılamaz’ sözüne de gönderme yaptı.
    Dannat, Blair savaşlarının meşruluğunu bir kez daha tartışmaya açtı, şimdiye dek Irak’ta 338 Britanya askerinin öldügünü belirterek, global ekonomik kriz inedible kaynakların yerinde kullanılması gerektiğini, Afganistan savaşının bu yüzyılın savaşlarını belirleyeceğinin altını çizdi
    Dannat’a göre çatışmaların tanımının yeniden yapılması gerekiyor. Stratejik düşmanlardan kaynaklanmayan düşmanlardan gelen tehdit gibi yeni bir tehdit algılamasını ortaya attı.
    Başarısız olmuş veya başarısız devletlerden gelen tehditlere dikkat çekti.
    Bundan kastı ise ‘yoksulluk’ nedeniyle gelişmesini tamamlayamayan devletler.
    Dannat’ın tehdit konseptinde ‘ana tehdidi zayıf devletler’ ana tehdidi oluşturuyor.
    ‘istikrarsızlık ve devlet kaynaklı olmayan tehditleri’ İngiliz ulusal güvenliği için bir tehdit olarak görüyor.
    Buna örnek olarak da İsrail’in 2006’da Lübnan’da karşılaştığı stratejik yenilgiyi gösteriyor.
    Dannat, askeri güçlerini istikrarsızlığın olduğu yerlerde bir denge gücü olarak kullanılması ve istikrarın tesis edilmesi için kullanıması gerektiği görüşünde.
    Al Qaide’den sözederken ise ‘Al Qaide ile kendi topraklarımızda savaşmak istemiyoruz’ diyor ve Troçki’nin şu sözüne atıfta bulunuyor:
    ‘siz bu savaşa ilgi duymayabilirsiniz ama bu savaş size ilgi duyuyor.’
    Dannat, ‘Britanya stratejik kültüründe ABD ile ilişkilerin bir takdir olmadığını, mecburiyet olduğunu, ABD’nin Britanya’ya koruma sağladığına’ da vurgu yaptı.
    Dannat, çatışmaların sadece silahla değil, politikayla da çözülebilecegini, bu seçeneğin hayata geçmesi için ‘ulusal güçlerin arasında bir entegrasyon olması’ gerektiğine inanıyor. İstikrarı sağlayabilmek için gelecekte müdahaleci operasyonların olabileceği görüşünde. Irak ve Afganistan savaşlarının ‘gelecek için bir işaret’ olduğunu ifade ederken, Hizbullah, Taleban ve Al Qaide gibi örgütlerin devlet destekleriyle gelişmiş silahlara sahip olmasına da dikkat çekti.
    Britanya’nın Afganistan’daki askeri kaybı 160 civarında.
    Orada daha çok insansız savaş araçlarıyla savaş yürütüyorlar.
    Yaşlı bir kadın, ‘14 Al qaide üyesini öldürürken, bu arada 700 tane sivil de öldürüldü’ hatırlatması üzerine Dannat kızarıp bozarmadı, 700 kişiyi öldürdüklerini inkar etmedi. Bundan duydukları üzüntüyü dile getirdi, ‘savaşın insanlar için olması gerektiği’ni vurguladı.
    Dannat Britanya’nın dünyadaki ‘egemenlerden’ olduğunu vurgularken mütevaziliği elden bırakmadı.
    Geldiğinde olduğu gibi, gittiğinde de kimse ayağa kalkmadı.
    Şimdi diyebilirsiniz, böyle genelkurmay başkanı, böyle general mi olur.
    Elin memleketinde oluyor işte.

    Yaşar KARADOĞAN

    Print 1978 car hatiye xwandin
    Nivîsên din yê Yaşar Karadoğan
  • Referandum: Kürdler ve Türkler
  • Diyarbekir’den (resimli) notlar
  • Şerzan Kurt'un ailesinin mektubu ve Sedat Özevin ile arkadaşlarının katli
  • Beşikçi’ye dava, Kürdün ölüsüne işkenceye fetva!
  • KCK İddianamesi
  • Kürdistan Ticaret Konferansı’nın ardından
  • Alınak: Devleti yönetenlerin çocukları ölmüyor
  • Şerzan Kurt...
  • Kürd sorunu Türkiye’nin iç sorunu mudur, Demirtaş ?
  • Burkay’ın anıları ve çifte standart
  • ‘Büyük Abi’ ile ‘Küçük Kardeş’in vazgeçemediği yalan: ‘Birlik’
  • Ahmet Türk’ün kırılan burnu, rotasız Kürd siyaseti
  • Şexmus Diken ile Söyleşi
  • Mahmut Alınak ile Söyleşi
  • Irak seçime giderken
  • Orhan Miroğlu ile Söyleşi
  • Hedefteki Osman Baydemir
  • A.Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişi ve Kürdlerdeki de ja vu hali!
  • Aziz Alış’la söyleşi
  • Yargılanan komutanlar ve genetiği değiştirilmiş Kürdler…
  • Hevpeyvîn bi Sabahattin Korkmaz re
  • DTP sonrası, BDP öncesi
  • Ordu Toplumu ...
  • Dersim’i hatırlarken, Piran’ı da unutmamak lazım
  • Bir Dostun Trajik Ölümü
  • Canlı Kürd Tarihi: Abdülmelik Fırat
  • Zenginin orospusu, fakirin hastası...
  • Güney Kürdistan seçimlerinin düşündürdükleri
  • Halis Toprak’ın iflası: Derin devlet komplosu mu?
  • Bir Filistinli dava adamından Kürd siyasi işportacılara mesajlar...
  • İran'da neler oluyor?
  • İngiliz Genelkurmay Başkanı’nı dinlerken Türk Genelkurmay Başkanlarını düşünmek….
  • Kertê Katliamı
  • Diyar-ı-Bekir'i 'Herne Pêş' eşliğinde izlemek...
  • Barzani’nin Londra mesajları...
  • Ahmet Türk-Selahattin Demirtaş
  • Gazze, Davos, İsrail seçimleri ve İran
  • Kani Yılmaz-Sabri Tori
  • De bajo TRT-Şeş
  • Tarih Tekerrür mü Ediyor?
  • Irak ve Kürdler için kritik bir yıla girerken...
  • Hedefteki Doğan Özgüden
  • 'Kan uykusundan uyanmak!’
  • İsrail anayasasını tartışırken alınacak dersler
  • ABD Seçimlerine İngiliz Bakışı
  • Diyarbakır’dan ‘Protesto’ Notları..
  • Abdel Bari Atwan’ın hatıraları
  • 'Korkak!' McDair'den Bülent Ersoy'a... Cromwell'den Mustafa Kemal'e....
  • Hemreş REŞO’nun Ziya Şerefhanoğlu ve Dr.Nuri Dersimi ile mektuplaşmaları
  • Musa Anter’in Hatırlattıkları…
  • Abant yasağı: Aynı Film..
  • Derik’teki son Ermeni, Kevo da öldü!...
  • Tevkurd’un hal(sizliğ)i!
  • Ümit Fırat
  • Orhan Kotan ile Mehmed Uzun polemiği
  • İsrail Perspektifi..
  • Statükoya ve icazete karşı bir ses: Mahmut Alınak
  • Şirin Ebadi’nin gözüyle ABD ve İran
  • 998 İmza!-2-
  • 998 İmzacı!
  • 6 Haziran 2008 ve Kerkük
  • Kürdlerin birliği mi dediniz ?
  • Kürdlerdeki göbek havası ve Öcalan’ın son incileri
  • ‘3 Trilyon Dolarlık Savaş’!
  • Bir toplantının ardından..
  • Kürd dava adamları niye hedef?
  • Arap Gözüyle Ortadoğu Perspektifi ve Kürdler!...
  • Chatham House'daki 'Kürd Konferansı' 'Son Bölüm'
  • Chatham House’daki ‘Kürd Konferansı'-2-
  • Kürd Yöneticiler Londra’da..
  • Türkiye’ye bağımlı ‘bağımsızlık!’
  • Fırat ve Dicle’nin iki şairi..
  • Nivîskar
        Ahmet YamanKumaşı biçmeden önce ...
        Azad AvcıDewleta Tirk û Roja mafên zarokan a dinê
        Battal AzîzSosyalizm ve İslam ülkeleri…
        H. ÇakırbeyKürdistan’ın kuzeyindeki Kürdler ve bağımlılık (4)
        Ibrahim GüçlüPKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülmesi-Tehditler
        Mahmut KılınçTixûbê Tirkiyê û Sûrîyê: Erdê Mîn Kirî....
        Roza KurdRoja bibîranîna rewşa jinê
        Sait AydoğmuşTasfiye Kıskacındaki Kürt Ulusal Hareketinin Zorlu Dönemeci
        Sedat GünçektiMurat Karayılan´ın dili mi varmadı?
        Serdar RoşanYeni Osmanlıcılık, Kemalizm ve kefen hırsızlığı
        Silêman DemirAKP dixwaze çi bike?
        Xidir ÛsoDef yan Erbane
        Yaşar KaradoğanReferandum: Kürdler ve Türkler
        Şakir EpözdemirMedreseyén Neqşebendiyan - 8 -
    Cîhana Weşanan
    Piştgirî
    Têketina bê qedexe


    Editor: M.Sarica

    Print this page | Send to a friend!
    Rizgari News-RSS | News-RSS | Twitter
    Ravakirina Malperê: 0.97 Saniye
    Add Favorites: Facebook | Myspace | Google | Twitter | Digg | Del.icio.us | Reddit | Webnews | Folkd | Mister Wong | Linkarena