Ya hep ya hiç siyaseti
Sedat Günçekti
Referandum: Kürdler ve Türkler
Yaşar Karadoğan
Yeni Osmanlıcılık, Kemalizm ve kefen hırsızlığı...
Serdar Roşan
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yo...
N. Ferhat Sağnıç
Def yan Erbane
Xidir Ûso
PKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülm...
Ibrahim Güçlü
E-Mail hat guhertin! E-Maila nu: inforizgari@yahoo.de                             E-Mail adresimiz degisti! Yeni E-Mail: inforizgari@yahoo.de                             Our E-Mail is changed! New E-Mail : inforizgari@yahoo.de                             Unsere E-Mail wurde geaendert: Neue E-Mail : inforizgari@yahoo.de                            
Video | Arşiv | İstatistik | Anket | Links | Email  
Nivîskarên Mêvan
C.Doğan:
Öymen ve Hitler’in zihinsel kardeşliği
Ferzan Bakur:
Ortadoğu, Siyaset ve Değişim
Fettah Karagöz:
Anayasa değişikliği ve Kürdler
Kadir Satık:
“Açılım”
M. Nureddin Yekta:
Kürdler Türk'ün dostudur ya Türkler?
Merîh Nergîs:
Kabilîn gölgesi
N. Ferhat Sağnıç:
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yok mu?
Rucan Keleş:
44 insanın katili kim?
Seyidxan Kurij:
Hevpeyvîn bi Îsmaîl Beşîkçî re
Siddîq Bozarslan:
95 Salîya Salvegera Komkujîya Fileyan (Ermenan) û Kurdan
Zinarê Xamo:
Anketeke pir girîng
Çalakî-panel-şahî..
Dosyaya Taybet
Pirtûk û kovar..
Vê gavê, 229 mêvan û 0 endam liserxetê ne.
  • Têketina Endaman
  • Rizgari » Niviskar » Yaşar Karadoğan


    Gazze, Davos, İsrail seçimleri ve İran

    Hamas’ın İsrail seçimlerinin öncesinde İsrail’e attığı roketlerin taşıdığı mesajla, İsrail’in Gazze’ye yönelik yaptığı saldırı uzun bir süredir dünya kamuoyunun gündemini meşgul ediyor.
    Tayyip Erdoğan’ın iç politikaya yatırım için Davos’taki zirvede İsrail Cumhurbaşkanı Peres’e yönelik gösterdiği tepki nedeniyle İsrail-Filistin sorunu da Türkiye’de güncellik kazandı.
    Türkiye ile İsrail ilişkilerinin geleceği tartışılmaya başladı.
    Erdoğan’ın ‘kabadayılığı’ daha uluslararası alanda yoğunlukla tartışılmadan Türk genelkurmayı tarafından yapılan açıklamada ‘Türk-İsrail ilişkilerinde ulusal çıkarlara’ yapılan vurgu ile Erdoğan’ın tepkisinin bir değeri olmadığı mesajı hemen verildi.
    Zaten Erdoğan da bir süre sonra yaptığı açıklamada keskin bir ‘U’ dönüşü yaparak, bu ‘efelenmesinin’ muhatabının Şimon Peres değil de, toplantıyı yöneten ‘moderatör’ olduğunu öne sürdü.
    Erdoğan’ın sözkonusu efelenmesi İsrail’de pek etki yapmadı ama İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı’nın cesur çıkışı Türk genelkurmayını epeyi endişelendirdi.
    İsrail-Filistin barış süreci uzun bir süredir Avrupa’da ve ABD’de tartışılıyor.
    İsrail-Arap ilişkilerinin izleyeceği seyir merak ediliyor.
    Geçtiğimiz ay ve içinde olduğumuz ay içerisinde Londra’da İsrail-Filistin ilişkileri, İsrail seçimlerinin ne getireceği Gazze saldırısı, İran-ABD ilişkileri akademisyenler ve gazeteciler arasında tartışıldı.

    Ahmed Khalidi (FKÖ’nün eski müzakerecisi), Gary Sick (Gerald Ford, Reagan ve Bush iktidarlarında ABD Ulusal Güvenlik Konseyi üyeliği yaptı. Columbia üniversitesinde öğretim üyesiydi. Şu anda ise Gulf/2000’nin direktörü), Jonathan Miller (Channel 4), Harriet Sherwood (The Guardian’ın politika editörü), Ruthie Blum Leibowitz (Jerusalem Post), Lior Ben Dor (İsrail Büyükeliliği dış ilişkiler uzmanı), Michel Massih (Harıri suikasti davasında Suriye’nin avukatlığını üstlenen Filistinli hukukçu), Prof. Yossi Mekelberg, Dr. Ahron Bregman (İsrailli eski subay. King’s College’de Savaş Bölümünde öğretim üyesi).

    Dinlediğim ve bazılarıyla da toplantılar sonrası görüştüğüm kişilerden edindiğim izlenimleri
    aktarmaya çalışacağım..

    28 Ocak günü yapılan bir toplantıda FKÖ’nün Oslo ve Madrid görüşmelerinde müzakerecilerinden birisi olan Dr. Ahmed Khalidi konuştu. Oxford Üniversitesi bünyesinde öğretim üyeliği yapan Dr. Ahmed Khalidi israil’in FKÖ, HAMAS, İslami Cihad gibi örgütlere karşı kısa vadeli başarılar kazanabileceğini,ama FKÖ’nün Lübnan’dan çıkarıldığı gibi HAMAS’ın Gazze’den sökülüp atılmasının mümkün olmadığını vurguladı.
    Ünlü bir İngiliz Sir’ü tarafından yapılan toplantıda Khalidi’nin ‘iki devletli çözümün öldüğünü, tek çözümün eşitliğe dayalı tek devlet esasında yattığını’ söylemesi çok dikkat çekiciydi.
    Hakkını yememek lazım.
    Khalidi, ‘çift devletli çözüme karşı çıkarken-ki kendisi bir dönem bu yöndeki bir çözüm için Filistinliler adına müzakerelerde bulunmuştu- Filistin topraklarında işgal devam ederken çift devletli bir çözümün bir anlamı olmayacağının da altını çiziyor.
    Khalidi Gazze’yi tarif ederken şöyle diyordu:

    ‘Gazze 1956’dan beri işgal altında. 1967 işgalinden sonra direnişin kalbi oldu. Orada daha çok 1948 göçmenleri yaşıyor. 1987’deki ilk intifada da orada başladı. Bundan sonraki en önemli sorun Gazze’yi kimin yöneteceğidir. Gazze’ye yapılan saldırı ile Mahmud Abbas’ın kredibilitesine darbe vuruldu. Hamas Mahmud Abbas’ın meşruluğunu tartışıyor. Hatta Abbas’ın görev süresinin Ocak 2009’da sona erdiğini öne sürüyor. Gazze’ye uygulanan ambargo bir sonuç vermez. Bu durumda HAMAS ya direnebilir ya da şartları kabul edebilir. HAMAS’sız Gazze olmaz. HAMAS’a yeni bir şekilde yaklaşmak lazım. İsrail 2005’te Gazze’den çekildi ama kuşatma da devam etti.’
    Gazze’de HAMAS, Batı Şeria’da ise FKÖ egemen.
    Şu anda masada bulunan ‘iki devletli çözüm’ bazı Filistinlileri tatmin etmiyor. Çünkü, onlara göre kurulacak Filistin devleti işgal edilen Filistin topraklarının ancak %22’si üzerinde kurulacak.
    HAMAS’ın İsrail seçimleri öncesi yoğunlaştırdığı roket atışlarının ne tür bir askeri başarıya yol açtığı bilinmiyor.
    Ancak ‘roketlerle’ gönderilen mesajların ‘tesadüf’ olmadığı gibi kuşkular sık sık dile getiriliyor. Mahmud Abbas ve Mısır’ın HAMAS’ı sert bir şekilde eleştirmesi biraz da bununla bağlantılı olarak görülüyor.
    İsrail seçimlerinden aşırı sağın güçlenerek çıkması,’iki devletli çözümün temellerini’ atan solun zayıflaması da HAMAS’ın saldırılarıyla ilişkilendiriliyor.

    ***
    5 Şubat’ta Londra merkezinde, gazeteciler ve ilgililer de İsrail’in Gazze’de uyguladığı vahşetin medya ile ilgili bölümünü tartıştılar.
    İsrail elçiliğinden gelen Lior Ben Dor konuşmasının bir yerinde ‘bu ölçekte bir saldırının kendileri için de sürpriz olduğunu’ söyledi.
    Ben Dor İsrail’in gazetecilerin Gazze’ye sokulmaması, basına ambargo uygulanmasının nedeninin ‘gazetecilerin’ güvenliğini sağlamak olduğunu söyleyince..
    İsrail tarafından Lübnan’da öldürülen gazeteci akla geldi.
    BM’ye ait binaların hedef alınması hatırlatıldı.
    Dolayısıyla bu izahatı çok komik kaçtı.
    Ama Ben Dor, İsrail’in Gazze savaşında beyaz fosfor bombası kullandığını kem küm ederek de olsa kabul etti.
    Ayrıca bu savaşta savaşmayı red eden İsrailli vicdani redçi askerlerin var olduğunu da duyurdu. Bunlara ‘otoriter ülkelerde davaranıldığı gibi davranılmadığını’ söyledi.
    Ben Dor gazetecilerin Gazze-Mısır sınırından niye gelmediklerini sorunca bu kez Batı’lı gazeteciler kızardılar.

    İsrail’li gazeteci Ruthie Blum da telefonla tartışmaya israil’den katıldı. ‘sivillerin öldürülmemesi için gazetecilerin girmesine izin verilmediğini’ söyleyince büyük eleştiri aldı.

    Alan Fisher’e (Al Jazeera TV) göre ise İsrail’in basına uyguladığı ambargonun sebebi ‘politik bir sıkıntıydı. Çünkü İsrail Lübnan’da basının desteğini alamamıştı. İsrail bir yandan demokrasi şampiyonluğu yaparken diğer yandan da demokrasinin en basit elementini engelledi. Basın binalarına saldırıldı.
    Jonathan Miller 2006 yılında Lübnan’da da bulunmuştu.
    ‘Ateşkes günü Mısır’dan giriş yaptık. Ama daha önce girmemize izin verilmedi, çünkü orantısız güç kullanıldığını görmemiz istenmiyordu. Ölü bebekler, kadınlar, hastahaneler. Ama şunu da söylemek isterim ki, Filistinli gazeteciler çok iyi bir görev yapmalarına rağmen, olayı bağımsız olarak aktaramadılar.’
    Miller’in Filistinli gazetecilere ilişkin eleştirisi ise bu kez bir Arap gazetecinin ‘olayları Batılı gazeteciler yazınca mı objektif olur?’ sorusu Prof. Roy Greenslade’yi de heyecanlandırdı.
    Bu eleştiriye cevap da Ortadoğulu bir gazeteciden geldi:
    ‘Batılı gazeteciler yazınca daha objektif oluyor. Çünkü onlar kendi hükümetlerini ve liderlerini de eleştirebiliyorlar..’
    Bu hararetli tartışmalara, tartışma taraflarının çeştliliğine rağmen insanlar olgunlukla birbirlerini dinlediler.
    Bu tür toplantıları özellikle Türk medya mensuplarına ve politikacılarına göstermek gerekiyor.
    Çünkü onlar karşılarında bir Kürd görünce ilk sözleri ‘söyle terörü lanetliyor musun?’ türünden ucuz ve cıvık bir amigoluk yapıyorlar.
    Ama İsrailli profesör Yossi Mekenon, yazılarında, açıklamalarında veya toplantılarda ‘HAMAS’ın terör yöntemlerine başvuran ama total olarak terörist ilan edilemeyecek, 1970’li yılların FKÖ evresini yaşayan bir örgüt olduğunu’ söyleyebiliyor.
    Dr. Ahron Bregman ise İsrail’lilerin ezberini bozacak, ortalama bir İsrailli vatandaşı çok kızdıracak radikal öngörülerde bulunuyor.
    Ne mi diyor?
    ‘İleride Kudüs ikiye bölünecek’ diyor.

    ***

    11 Şubat günü Dr. Ahron Bregman ve Prof. Yossi Mekelberg’i dinledim.
    İsrail seçimlerinin ertesi günüydü.
    Dışişleri Bakanı Livni’nin partisi KADİMA ile Netenyahu’nun liderliğini yaptığı LİKUD’un koalisyon kurabileceklerini ikisi de vurguladı.
    Onlara göre Livni’nin hükümeti kurabilme şansı Netanyahu’dan daha az..
    120 miletvekilliği için İsrail seçimlerinde 5,278,985 kişi oy kullandı.
    İsrail’de bulunan 33 partiden (bunların çoğu lobi gruplarıdır) ancak 12’si seçimlere katıldı. 63 bin oya bir milletvekilliği tekabül ediyor. 2006’daki seçimlere katılım %63.5’tu. Bu seçimlere ise %65.2 katılım oldu.
    KADİMA (İşçi Partisi ve LİKUD’dan ayrılanların kurduğu parti)28, LİKUD cephesi 27, Beitenu 15, İşçi partisi 13, Shas 11, solcu Mertez 3 sandalye kazandılar. Geriye kalan 23 sandalye ise 6 parti arasında bölüşüldü.
    1933-1977 arasında egemen olan, İsrail’i kuran parti olarak bilinen İşçi Partisi 57 sandalyeden 13 sandalyeye düştü.
    Bregnon’a göre bu’ dramatik düşüşün nedeni İşçi Partisi’nin 1977’den ders almamış olması.
    Aşırı sağcı, ırkçı ve Rus göçmenlerin desteklediği Beitenu partisinin bu seçimlerden çok güçlenerek çıkması İsrail’deki sağduyulu kesimi çok endişelendiriyor.
    Şu anda sağ kesim 65, sol kesim ise 55 sandalyeye sahip durumda.
    Bregnon’a göre ‘İsrail’i yönetmek artık giderek çok güçleşiyor.
    Bregnon İsrail’de nüfusun %25’inin yoksulluk sınırında yaşadığını, toplumsal yapıdan kaynaklanan sorunların giderek arttığını, buna karşılık ise uzun vadeli stratejik kararlar alınamadığını işaret ediyor.
    İsrail Cumhurbaşkanı Peres’in Livni ile Netanyahu’yu biraraya getirmek isteyebileceğini, çünkü İzak Şamir ve Şimon Peres’in 1985’te işbirliği yapmalarının enfalasyon sorununu çözmüş olması, Lübnan’dan çekilmeyi sağlamış olmasının bir örnek olarak alınabileceğini söylüyor.
    Bregnon’un dikkat çekici diğer belirlemeleri ise şöyleydi:
    ‘Gelecekte Batı Şeria ve Gazze %90 Filistin’in parçası olacak. Kudüs ikiye bölünecek. Çözüm biliniyor. Ama çözüme nasıl bir prosesle gidileceği bilinmiyor. Avrupa ve ABD İsrail’e baskı yapmalı. Yeni yerleşim yerlerine izin verilmemeli. Çünkü bu çözümü öldürür. Rabin, Perez, Barak da Golan’ı vermek istiyordu. İsrail içinde 1 milyon Arap yaşıyor ve bu da nüfusun %20’sidir. 1987’deki ilk intifadadan beri İsrailli Araplarla İsrailliler arasında ilk bölünme meydana geldi. 2000 yılında İsrail polisi 13 Arap’ı öldürdü. Yeni intifidalar gündemde. Araplara yol, okul, hastahane, köprü yaparak, bunları rüşvet verir gibi yaparak kızgınlıkları kontrol altına almak çare değildir. Batı Şeria ve Gazze sorunu çözülürse bir işe yarar. Seçimlerde bu sağa keskin dönüş niye? İnsanlar güvenlik, korku ve tehdit altında hisediyor kendisini. Netanyahu Filistin meselesinde durumu idare etmeye çalışıyordu, konuşuyordu ama çözmüyordu. Hamas roket atarsa Gazze’ye gireriz demek yanlıştır. Ki 2005 yılında Netanyahu buna karşı oy kullanmıştı. Böyle olursa orası Somali’ye döner.
    Suriye cephesinde yapılacak işler var. Problemin bir nedeni İran’dır. İran’ı izole etmek için Suriye ile uğraşma stratejisi olmalı. 1996’da Golan tepeleri Hafız Esad’a teklif edildi. İsrail-Suriye sorunun sınır sorunudur ve çözümü de çok kolaydır. Golan tepeleri su kaynakları israil tarafında kalacak şekilde Suriye’ye verilmelidir. Satelite çağında o tepelere ihtiyaç yoktur. Suriye’nin su sorunu da Türkiye üzerinden çözülebilir..’

    Bregnon’la sohbet için yanına yaklaştığımda tanımadığım sarışın mı sarışın bir Türk beyi ‘Bizim başbakanın yaptığı yaramazlık israil ile ilişkilerimizi nasıl etkiler?’ diye soruyordu.
    Soruyu ben de devam ettirdim.
    Bregnon’a göre Erdoğan’ın ‘bu tavrından bir kriz çıkmaz. Bir telefonla işler yoluna girer. Erdoğan bunu iç politik kaygılarla yapmıştır. Türkiye ileride Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk yapabilir.’
    Kendisine Türk basınında sık sık ‘İsrail’in Güney Kürdlerini desteklediği şeklinde iddialar ortaya attığını’ hatırlattım.
    ‘Geçmişte israil’in Kürdlerle ilişkisi olduğu belgelidir. Ama şimdi desteklemeleri sözkonusu değildir.’

    ***
    Barack Obama’nın yemin töreninden bir gün önce İsrail tek taraflı ateşkes ilan etti.
    Peki bu ne anlama geliyor?
    İsrail Parlamentosu Knesset’te tam üç dönem, sol eğilimşi MERETZ partisinden milletvekiliği yapan, Knesset sözcü yardımcılığı yapan Prof. Naomi Chazan bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu:

    Chazan’a göre, ‘İsrail’de hiç kimse kavgayı Obvama dönemine taşımak istemiyor ve iç politik düşünceler de bir ölçüde bu ateşkesin zamanlamasında rol oynadı.’
    Chazan’a göre insani durum ve Gazze’deki ağır sivil kayıpları da bu savaşın durdurulmasında büyük bir rol oynamadı.
    İsrail’in diplomatik olmayan yollardan ateşkes ilan etmesinin Chazan’a göre iki nedeni var:
    ‘1-İsrail’in HAMAS ile görüşme niyeti yok.
    2-İsrail gelecekteki davranışlarına da tek taraflı karar verecek ve iki amacına ulaşmadan Gazze’yi bloke etmekten vazgeçmeyecek:
    a-Gazze’ye silah sokulmaya son verildiğinin kesin delili
    b-Gilad Shalit’in serbest bırakılması için görüşmelerin yeniden başlaması.’

    Chazan, savaşa başlama nedenleri ve elde edilen çok küçük sonuçlara karşın ABD ile İsrail’in Gazze’ye sokulan silahlar konusunda neden saldırıdan önce neden anlaşmadıklarını ve İsrail’in bu garantileri almak için savaştan önce niye uğraşmadığını , İsrail ordusunun Gazze’ye silah sokulmasını önleyemeyeceğini Chazan İsrail’in bu savaşta beyaz fosfor bombaları kullandığını kabul ettiğini, bunun da savaş suçu olduğunu, politik bir çözümün bulunmaması durumunda bu ihlallerin devam edeceği uyarısında da bulunuyor.
    Prof. Chazan gibi İsrail’li politikacı ve aydınların’ın bu cesur duruşları Türkiye’deki amigo gazeteciler, ‘aydınlar’ ve söz Kürdlerin haklarına gelince lafları boğazlarında kalan ‘solcu, ümmetçi ve yeni osmanlıcı’ devşirmeler için ibret verici bir örnek olmalıdır.
    ***
    12 Şubat günü Prof. Gary Sick’I dinledim.
    Kendisiyle yaptığım özel sohbette, ‘Türkiye’nin İran’la ilgili gelişmeleri rekabet nedeniyle yakından takip ettiğini sandığını, Kürd sorunun büyük bir sorun olduğunu’ söyledi.
    Gary Sick İran konusunda uzman birisi olarak biliniyor.
    Ancak dile getirdiği görüşler bende statükonun korunmasını isteyen biri izlenimi bıraktı.
    Cumhuriyet Parti iktidarlarında Ulusal Güvenlik Konseyi’nde tam üç dönem yer almasına rağmen Bush’a bu denli antipatiyle bakması da, kanımca Bush’un ABD’yi statükoyu koruyan bir merkez olmaktan çıkarması, statükoyla oynamasıyla yakından ilgili.
    Sick, ‘İran’la konuşulabileceğine, ilk etapta pozitif mesajlar verilmesi gerektiğine ve yapıcılığın şart olduğuna’ inanıyor.
    Gary Sick İran’da yapılan bir kamuoyu yoklamasına atıfta bulundu ve İranlıların %78’inin ABD ile ilişkiden yana olduğunu ileri sürdü.
    Gary Sick, ABD İran ilişkilerinde şu görüşleri dile getirdi.:
    ‘ABD, İran’daki seçimleri etkilemeye çalışmamalı. ABD, Iraq ve Afganistan hükümetlerini teşvik ederek İran ile güvenlik sorunlarının çözülmesine zorlanmalı. İran’ın komşuları işbirliğine teşvik edilmeli. İran’a yapıcı rol oynama şansı verilmeli. İran devriminden 30 yıl sonra diyalog kolay olmayacak. Ilk ayda küçük adımlar atılmalı. İran’ın vereceği tepki geleceği gösterecek. İsrail ile sünni Araplar arasındaki pasif işbirliğine gelince. Suudiler de HAMAS’a sıcak bakmıyor. Aralar, İran’I İsrail’den daha tehlikeli görüyor. Bu da bir gerçek ki Araplar Farslardan fazla hoşlanmıyor. Ama İran’ın Sünni Araplara karşı fiziksel bir tehdidi yok.
    ABD ile İran arasındaki eski ittifakın kurulması mümkün değil. İran, Eylül 2001 öncesinde Al-Qaide konusunda işbirliğine hazırdı ve ABD ile işbirliği yaptılar. Ta ki Bush İran’I da ‘şeytanın 4 kolu’ arasında gösterene kadar.
    ABD-İrana rasındaki problem dış politika problemi değildir. İki ülkedeki iç politika ile ilgilidir.BM Güvenlik Konseyi İran’ın nükleer güç konusunda uyaran bir çok karar aldı. Ama İran buna uymadı.
    ABD yönetiminde farklı görüşlerde olan kişiler biraraya geldi. Bundan ne sonuç çıkacak belli değil. İran’a karşı ne yapılacağına karar vermek çok zor bir karar. Ki Bush bile karar verememişti. Bu ekip bu kararı alamaz. İran devrimi aslında yıkılacaktı. Ama Saddam saldırarak yıkılmaktan kurtardı. İran’a saldırı İran milliyetçliğini geliştirdi ve organize olmalarını sağladı.
    Iranlılar İstanbul veya Dubai’ye gitmeden ABD’ye vize alabilmelidir. Bu da ilişkilerde küçük bir başlangıç olabilir. Diplomatik ilişkileri ABD kesti, bu nedenle bu ilişkileri yeniden sağlamak da ABD’nin görevi olmalı. İran’da devrim eğilimi geriliyor. Ekonomik perfromans gösteremiyorlar. Ama yerine koyacak bir şey de yok. Ahmedinejad gerçekten de barışı gerçekleştirebilecek bir kişi olduğuna inanıyor.’

    İsrail’in İran’a karşı ABD’nin izni olmadan bir şey yapamayacağı, İran’a karşı bir harekatın bir günden fazla süremeyeceği de katıldığım bu toplantılarda dile getirildi.
    Bazı İsrailli akademisyenler İsrail’in İran ile savaşmak yerine nükleer gücünü açıklayarak, caydırıcı bir politika izlemesi gerektiğine inanıyorlar.
    Bazı İsrailliler İsrail’in bölgede başka güçlerin de ileride nükleer güce sahip olabileceğini kabul etmesi gerektiğini öne sürüyorlar.
    İran, Filistin-İsrail çatşması nedeniyle kendi çıkarlarını korumaya çalışıyor, bu sorunda rol oynayabileceği kozunu ABD ve Avrupa’ya karşı elden bırakmak istemiyor.
    ***
    İsrail-Filistin çatışmasından Türklerin de, Kürdlerin de çıkaracağı birçok sonuş var.
    Israilli entellektüellerin gösterdikleri cesaret Kürdleri boyundurukları altında tutan rejimlerin amigoluğunu yapan devşirme ‘aydınlara’ baklaım ne zaman kısmet olacak?

    YAŞAR KARADOĞAN

    Print 1729 car hatiye xwandin
    Nivîsên din yê Yaşar Karadoğan
  • Referandum: Kürdler ve Türkler
  • Diyarbekir’den (resimli) notlar
  • Şerzan Kurt'un ailesinin mektubu ve Sedat Özevin ile arkadaşlarının katli
  • Beşikçi’ye dava, Kürdün ölüsüne işkenceye fetva!
  • KCK İddianamesi
  • Kürdistan Ticaret Konferansı’nın ardından
  • Alınak: Devleti yönetenlerin çocukları ölmüyor
  • Şerzan Kurt...
  • Kürd sorunu Türkiye’nin iç sorunu mudur, Demirtaş ?
  • Burkay’ın anıları ve çifte standart
  • ‘Büyük Abi’ ile ‘Küçük Kardeş’in vazgeçemediği yalan: ‘Birlik’
  • Ahmet Türk’ün kırılan burnu, rotasız Kürd siyaseti
  • Şexmus Diken ile Söyleşi
  • Mahmut Alınak ile Söyleşi
  • Irak seçime giderken
  • Orhan Miroğlu ile Söyleşi
  • Hedefteki Osman Baydemir
  • A.Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişi ve Kürdlerdeki de ja vu hali!
  • Aziz Alış’la söyleşi
  • Yargılanan komutanlar ve genetiği değiştirilmiş Kürdler…
  • Hevpeyvîn bi Sabahattin Korkmaz re
  • DTP sonrası, BDP öncesi
  • Ordu Toplumu ...
  • Dersim’i hatırlarken, Piran’ı da unutmamak lazım
  • Bir Dostun Trajik Ölümü
  • Canlı Kürd Tarihi: Abdülmelik Fırat
  • Zenginin orospusu, fakirin hastası...
  • Güney Kürdistan seçimlerinin düşündürdükleri
  • Halis Toprak’ın iflası: Derin devlet komplosu mu?
  • Bir Filistinli dava adamından Kürd siyasi işportacılara mesajlar...
  • İran'da neler oluyor?
  • İngiliz Genelkurmay Başkanı’nı dinlerken Türk Genelkurmay Başkanlarını düşünmek….
  • Kertê Katliamı
  • Diyar-ı-Bekir'i 'Herne Pêş' eşliğinde izlemek...
  • Barzani’nin Londra mesajları...
  • Ahmet Türk-Selahattin Demirtaş
  • Gazze, Davos, İsrail seçimleri ve İran
  • Kani Yılmaz-Sabri Tori
  • De bajo TRT-Şeş
  • Tarih Tekerrür mü Ediyor?
  • Irak ve Kürdler için kritik bir yıla girerken...
  • Hedefteki Doğan Özgüden
  • 'Kan uykusundan uyanmak!’
  • İsrail anayasasını tartışırken alınacak dersler
  • ABD Seçimlerine İngiliz Bakışı
  • Diyarbakır’dan ‘Protesto’ Notları..
  • Abdel Bari Atwan’ın hatıraları
  • 'Korkak!' McDair'den Bülent Ersoy'a... Cromwell'den Mustafa Kemal'e....
  • Hemreş REŞO’nun Ziya Şerefhanoğlu ve Dr.Nuri Dersimi ile mektuplaşmaları
  • Musa Anter’in Hatırlattıkları…
  • Abant yasağı: Aynı Film..
  • Derik’teki son Ermeni, Kevo da öldü!...
  • Tevkurd’un hal(sizliğ)i!
  • Ümit Fırat
  • Orhan Kotan ile Mehmed Uzun polemiği
  • İsrail Perspektifi..
  • Statükoya ve icazete karşı bir ses: Mahmut Alınak
  • Şirin Ebadi’nin gözüyle ABD ve İran
  • 998 İmza!-2-
  • 998 İmzacı!
  • 6 Haziran 2008 ve Kerkük
  • Kürdlerin birliği mi dediniz ?
  • Kürdlerdeki göbek havası ve Öcalan’ın son incileri
  • ‘3 Trilyon Dolarlık Savaş’!
  • Bir toplantının ardından..
  • Kürd dava adamları niye hedef?
  • Arap Gözüyle Ortadoğu Perspektifi ve Kürdler!...
  • Chatham House'daki 'Kürd Konferansı' 'Son Bölüm'
  • Chatham House’daki ‘Kürd Konferansı'-2-
  • Kürd Yöneticiler Londra’da..
  • Türkiye’ye bağımlı ‘bağımsızlık!’
  • Fırat ve Dicle’nin iki şairi..
  • Nivîskar
        Ahmet YamanKumaşı biçmeden önce ...
        Azad AvcıDewleta Tirk û Roja mafên zarokan a dinê
        Battal AzîzSosyalizm ve İslam ülkeleri…
        H. ÇakırbeyKürdistan’ın kuzeyindeki Kürdler ve bağımlılık (4)
        Ibrahim GüçlüPKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülmesi-Tehditler
        Mahmut KılınçTixûbê Tirkiyê û Sûrîyê: Erdê Mîn Kirî....
        Roza KurdRoja bibîranîna rewşa jinê
        Sait AydoğmuşTasfiye Kıskacındaki Kürt Ulusal Hareketinin Zorlu Dönemeci
        Sedat GünçektiYa hep ya hiç siyaseti
        Serdar RoşanYeni Osmanlıcılık, Kemalizm ve kefen hırsızlığı
        Silêman DemirAKP dixwaze çi bike?
        Xidir ÛsoDef yan Erbane
        Yaşar KaradoğanReferandum: Kürdler ve Türkler
        Şakir EpözdemirMedreseyén Neqşebendiyan - 8 -
    Cîhana Weşanan
    Piştgirî
    Têketina bê qedexe


    Editor: M.Sarica

    Print this page | Send to a friend!
    Rizgari News-RSS | News-RSS | Twitter
    Ravakirina Malperê: 1.38 Saniye
    Add Favorites: Facebook | Myspace | Google | Twitter | Digg | Del.icio.us | Reddit | Webnews | Folkd | Mister Wong | Linkarena