Lahey Adalet Divanı, Kosova ve Kürdistan
Nivîskar: rizgarionline Di: 25.07.2010 Sehet: 09:58
Ji aliyê rizgarionline
Serdar Roşan/ ...Bugün ülkemizde Türk yasalarına göre örgütlenmiş bir çok siyasi parti var. Pro-Kürt partiler olarak BDP, Kadep ve Hak-Par var. Bunun dışında AKP, CHP, MHP, SP gibi Türk partileri mevcut. Bir çok Kürt bu Türk partilerinde siyaset yapıyor. Koşulları düşündüğümüzde sorunun çok karmaşık olduğu barizdir...
Lahey Adalet Divanı, Kosova ve Kürdistan
Sırbistan’ın başvurusu neticesinde, Kosovan’ın tek yanlı bağımsızlık ilanını inceleyen Lahey Adalet Divan’ı, bağımsızlığı uluslararası hukuka uygun buldu.
Kosova’nın bağımsızlık ilanı ve bunun uluslararası bir kurumca hukuka uygun görülmesi benzer şartlara sahip alanlarda üzerinde düşünülmesi gereken bir durumu ortaya çıkardı.
Bu karar özerklik yada bağımsızlık için mücadele eden tüm halklara en azından moral bir destek mahiyetindedir.
Bundan sonra benzer durumlara yüzde yüz bir emsal teşkil etmese de mutlaka göz önünde tutulması ve herkesin hesaba katacağı, katmak zorunda kalacağı bir karardır.
Mahkeme kararı gerekçeleri ve arka planıyla açıklandığında özellikle Kürt hukukçuların bunu iyice irdelemesi ve bunun bizim koşullarımızda ne anlama geldiğini açıklamaları gerekir.
Kürt meselesi bir ulus ve vatan sorunudur. Kürtlerin binlerce yıldır üzerinde yaşadığı topraklarda, Kürtlerin kendi ülkelerinde yaşayan diğer azınlık uluslarla birlikte hükümran olmasıdır. Kürdistan’lıların kendi kendini yönetmesidir.
Sorunun özü budur, bu kapsamda düşünülmeden ve sorun bu mealde ele alınmadan dile getirilecek, uygulanacak yada planlanacak tüm girişimler aşılmaya mahkumdur.
Kürt sorunu madem millet ve vatan sorunu, o halde bu vatan üzerinde yaşayan tüm insanların söz sahibi olması gerekiyor.
Bu şu anlama gelir: Bugün sömürgeci Türk Devleti’nin baskı ve yıldırma politikasına boyun eğen, sesiz kalan ya da bunu açık bir şekilde dile getirmeyen insanlarıda bu çerçevede düşünmek zorundayız. Sömürgeciliğin ülkemizdeki kurumlaşmasını ve uzun yıllar neticesinde kendi lehine oluşturduğu siyasi, askeri, iktisadi, ideolojik ve psikolojik koşulları göz önünde tuttuğumuzda, Kürdistan halkının birliğini, beraberliğini sağlama sürecinde çok dikkatli olmamız, esnek ve yurtsever bir temelde hareket etmemiz gerektiği aşikardır.
Bugün ülkemizde Türk yasalarına göre örgütlenmiş bir çok siyasi parti var. Pro-Kürt partiler olarak BDP, Kadep ve Hak-Par var. Bunun dışında AKP, CHP, MHP, SP gibi Türk partileri mevcut. Bir çok Kürt bu Türk partilerinde siyaset yapıyor. Koşulları düşündüğümüzde sorunun çok karmaşık olduğu barizdir.
Lahey Adalet Divanı’nın aldığı kararı kendi koşullarımıza indirgediğimizde, Kürdistan halkının bir bütün olarak ve temsili bir düzeyde hareket etmesi gerekiyor.
Bu anlamda Türk partilerinde siyaset yapan Kürtlere yönelik tavırda, Kürdistani bir perspektifle milli bazda bir birliğin oluşması herhalükarda zorunludur.
Doğu ve Güneydoğu bölgeleri olarak bilinen Kürdistan coğrafyası, bir bütün olarak düşünülmeli ve bu coğrafya üzerinde yaşayan herkes bu birliğe dahil edilmelidir.
Lahey Adalet Divanı’nın kararı bugün olmasa da, yarın benzer koşullar oluştuğunda gündeme gelebilir. Kosovalılar birlik temelinde, uluslararası kamuoyunun desteğini sağlayarak bağımsızlığa ulaştılar. İnceleyip yararlanabileceğimiz bir çok ortak nokta mevcut.
Kürtler 200 yıldır kendi vatanları için kavga veriyor.
Bu 200 yüz yıllık kavgaya bulaşmayan, acı çekmeyen, zarar görmeyen, Kürt ailesi yok.
Onlarca defa ayaklanmış olan Kürtler, birine değilse diğer ayaklanmaya katılarak, destek vererek, malından canından olmuştur. Bu iki yüzyıllık tarihi, bu tarihte verilen acı ve zorluklarla dolu mücadeleyi düşündüğümüzde, bu sorunun sadece şu veya bu partinin, aşiretin, ailenin yada kişinin sorunu olmadığı, bütün ulusun kaderini ilgilendirdiğini görmüş oluruz.
Soruna bu perspektifle baktığımızda Kürtlerin birbirlerini ağır ithamlarla suçlaması anlamsız oluyor.
200 yıllık mücadele perspektifi ile Kürdistan meselesine bakıp, koşullarımızın ne kadar zor olduğunu düşünürsek, ulusun birliği, ulusu meydana getiren tüm birimlerin Kürdistan temelinde müşterek bir hat oluşturmaları, çok daha kolay olacaktır.
200 yıllık bir perspektifle baktığımızda birliğin önündeki maddi ve manevi engelleri aşmak zor olmayacaktır.
200 yıllık bir perspektifle baktığmızda ideolojilerin, şahsi çıkarların, sınıf veya grup çıkarlarının, parti çıkarlarının, örgüt çıkarlarının ne kadar önemsiz olduğu anlaşılacaktır.
200 yıllık mücadelenin adı özgür ve bağımsız Kürdistan’dır.
Vatanımız Kürdistan, Kürdistan’da yaşayan herkese, hepimize özgür ve onurlu bir yaşam sunacaktır.
Kürdistan’ın cefakar evlatları, onu yüreğinizde ve elinizde his edin, o sizindir, sizin olacaktır!
24.07.2010
srosan21@gmail.com
____________
Serdar Roşan'ın diğer yazıları
Kürt sorunu, hukuki ilişkiler ve referandum
Hasip Kaplan, Vatanın Bölünmezliği ve Kuyruksuz Beyanlar
Ertuğrul ağam, biz asla ayrılmayız!
Sömürgeci işgal, Kürt ulusal direnişleri ve Tarık Ziya Ekinci
Resmi ideoloji ve Türk aydınlarının Kürt aydınları üzerindeki ideolojik hegemonyası
Li ser kaxezê çap bike Nûçeyê ji hevalê xwe re bişîne 200 car hatiye xwandin.
|
|
| |


 |