Yeni Osmanlıcılık, Kemalizm ve kefen hırsızlığı...
Serdar Roşan
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yo...
N. Ferhat Sağnıç
Def yan Erbane
Xidir Ûso
PKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülm...
Ibrahim Güçlü
Medreseyén Neqşebendiyan - 8 -
Şakir Epözdemir
Diyarbekir’den (resimli) notlar
Yaşar Karadoğan
E-Mail hat guhertin! E-Maila nu: inforizgari@yahoo.de                             E-Mail adresimiz degisti! Yeni E-Mail: inforizgari@yahoo.de                             Our E-Mail is changed! New E-Mail : inforizgari@yahoo.de                             Unsere E-Mail wurde geaendert: Neue E-Mail : inforizgari@yahoo.de                            
Video | Arşiv | İstatistik | Anket | Links | Email  
Nivîskarên Mêvan
C.Doğan:
Öymen ve Hitler’in zihinsel kardeşliği
Ferzan Bakur:
Ortadoğu, Siyaset ve Değişim
Fettah Karagöz:
Anayasa değişikliği ve Kürdler
Kadir Satık:
“Açılım”
M. Nureddin Yekta:
Kürdler Türk'ün dostudur ya Türkler?
Merîh Nergîs:
Kabilîn gölgesi
N. Ferhat Sağnıç:
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yok mu?
Rucan Keleş:
44 insanın katili kim?
Seyidxan Kurij:
Hevpeyvîn bi Îsmaîl Beşîkçî re
Siddîq Bozarslan:
95 Salîya Salvegera Komkujîya Fileyan (Ermenan) û Kurdan
Zinarê Xamo:
Anketeke pir girîng
Çalakî-panel-şahî..
Dosyaya Taybet
Pirtûk û kovar..
Vê gavê, 148 mêvan û 0 endam liserxetê ne.
  • Têketina Endaman
  • Haber_Yorum_Kurdistan PKK Mahmur’a çekilsin
    Nivîskar: rizgarionline Di: 25.07.2010 Sehet: 08:22
    Ji aliyê rizgarionline

    Emre Uslu*/ Geçenlerde yazdığım “Çözüm için öneri: PKK Kuzey Irak’a çekilsin” başlıklı yazımdan dolayı savcı dava açmış. Nedenini bilmiyorum; Türkiye’ye dönünce öğreneceğim. Ben Türkiye’de demokratikleşme için şiddetin durması gerektiğini açıkça yazıyorum. Bunun tek yolunun da PKK’nın sınırdışına çıkmasıyla mümkün olduğunu ifade ediyorum. Sivil toplum örgütlerinin “hem ordu hem PKK operasyonları durdursun” açıklamasını da önemli ama gerçekçi bulmuyorum. Devlet dağda elinde silahlı adam olduğu sürece operasyon yapar. Bu, onun devlet olmasının gereğidir. Bu basit gerçeği görmezden gelip iki taraf da operasyonları durdursun çağırısı barışa hizmet etmez. Karanlıkta ıslık çalmaktan başka bir şey değildir. Bu noktada en gerçekçi öneri PKK’nın Kuzey Irak’a çekilmesi. Sanırım PKK da buna hazırlanıyor. Sivil toplum örgütlerinden gelecek böylesi bir talebi PKK da ciddi ciddi düşünecektir.

    Bu noktada PKK’nın temel amacını da iyi anlamak gerekiyor. PKK temelde muhatap alınmak isteniyor. Burada siyasetçilerin vereceği önemli bir karar var. Muhatap alınıp alınmama konusu ayrıca tartışılabilir. Ama PKK sanırım devletten umudu kesti, kendisine yeni muhataplar arama uğraşında. Özellikle son iki haftada PKK’dan gelen mesajları bizim medya ya anlamıyor ya da bilerek atlıyor.

    Önce Abdullah Öcalan 16 temmuzda bir açıklama yaparak Birleşmiş Milletler önerisini getirdi.

    “Çatışmaların sonlandırılması için bölgede STK’ların yapmış olduğu, işte o 99 STK’nın açıklaması bana gelir gelmez ben uyacağımı söyledim. Şimdi diyorum ki; bakın ben sizin çağrınıza ânında uydum, üzerinden bir hafta geçti, ama devlet hâlâ bu çağrıya uymadı, bir şey yapmadı, aksine operasyonları arttırdı. Peki, siz devletin ne yaptığını takip ettiniz mi, devletten hesap sordunuz mu? Anlaşılıyor ki devletin bize yönelik imha politikası devam edecek ve bunlar bize yönelik çağrılarla, bizi kurban edecekler ama devletten bir hesap sorulmayacak. …Biz diyoruz ki; gerillayı BM güvencesi altındaki bir yere çekmeyi dahi teklif edip siyasetin önünü açmaya çalışalım ama buna dahi gelinmiyor, toptan imha dayatılıyor. Hükümet büyük bir operasyon hazırlığı içinde. Kültürel, ekonomik, sosyal, siyasi, askerî her alanda büyük bir operasyon içinde.”

    Bu açıklamadan bir hafta sonra Murat Karayılan öneriyi BBC’ye tekrarladı, daha net konuştu. Karayılan, Türkiye’nin bir ateşkese ‘Evet’ demesi ve belli koşulları karşılaması durumunda, Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde silah bırakmaları için savaşçılarına çağrı yapmaya hazır olduğunu söyledi. Karayılan’ın silah bırakmak için öne sürdüğü şartlar arasında, Kürtlere daha fazla siyasi ve kültürel hakların verilmesi, Kürt siyasetçilerin tutuklanmalarına son verilmesi ve Kürt sivillere yönelik saldırıların son bulması yer alıyor. Karayılan, “Eğer Kürt sorunu diyalogla demokratik bir şekilde çözülürse, silahlarımızı bırakacağız. Bu durumda silah taşımayacağız” dedi. Öcalan ve Karayılan’ın BM önerisinin altında yatan temel neden PKK’nın muhataplığı meselesi. Bu planda BM bir arabulucu gibi düşünülmüş olmalı ki BM önerisi getiriliyor.

    Bilindiği gibi Kuzey Irak’ta, ve daha çok PKK’nın kontrolünde bulunan kamp aslında bir BM kampı. Açılım Habur beceriksizliğiyle sonuçlanmasaydı, Mahmur’un kritik bir rol oynayacağı biliniyordu. Bu bakımdan PKK’nın BM çağırısının iki mesaj taşıdığı söylenebilir. Mahmur sürecini canlandıralım, veya Türkiye olmuyorsa uluslararası bir muhatap sayesinde PKK’nın aktör olduğunu kabul edin mesajı.

    PKK’nın da kendi içinde bölünmüş derin kanatlarının olduğu gözönünde bulundurulduğunda bu çağrılara ne kadar güvenilir bundan emin değilim ama Mahmur alternatifi bana mantıklı bir çözüm gibi geliyor. En kritik konu sürecin nasıl başlatılacağı ile ilgili. Yani PKK önce çağrısına, kapalı kapılar ardında da olsa, yeşil ışık bekleyip unsurlarını Mahmur’a mı çekecek yoksa açıktan bir deklarasyon mu bekliyor. İkinci ihtimal oldukça düşük bir ihtimal. Türkiye’de hiçbir güç PKK’yı muhatap alacak açık bir mesaj vermez.

    Ama PKK Türkiye’deki unsurlarını Mahmur’a çekerse (Mahmur’a girmek için silahlarını bir yerlere bırakmaları gerekiyor) ilginç bir durum oluşacak. PKK Mahmur’da olduğu için fiili de olsa BM muhatap olarak örgütü kabul etmek zorunda kalacak. Bu durumda Türkiye’nin kendine yeni bir pozisyon belirlemesi gerekecek. Ya BM’den Mahmur’daki PKK’lıları kendisine teslim etmesini isteyecek ve şahin bir pozisyon belirleyecek. Bu Türkiye’nin benimsediği temel paradigmaya aykırı olacak. Silahlarını –diyelim PKK kamplarına- bırakarak geldikleri için Türkiye çözüm istemeyen taraf durumuna düşecek. Bu da açılım stratejisinin bir yalan olduğunu gösterir ki hükümet bunu istemez. PKK, de facto bir muhatap bulduğu için daha etkili stratejiler geliştirebilir. Özellikle Avrupa’da sıkışan örgütün böylesi bir hamleyle Türkiye’yi köşeye sıkıştırma olasılığı gözden kaçırılmamalı. Böylesi bir durum olduğunda Türkiye de kendi politikasını belirleyerek açılım sürecini hızlandırıp terörü bitirmesi için aradığı zemini bulabilir. Bu durumda en mantıklı olan PKK’nın Türkiye’deki unsurlarını Mahmur’a çekmesi gibi görünüyor. Anlaşıldığı kadarıyla PKK da bir B planı olarak buna hazırlanıyor...

    *Taraf/24.07.2010

     Li ser kaxezê çap bike Li ser kaxezê çap bike Nûçeyê ji hevalê xwe re bişîne Nûçeyê ji hevalê xwe re bişîne   153 car hatiye xwandin.



     
    · Zêdetir Haber_Yorum_Kurdistan
    · ji rizgarionline


    Nûçeya herî zêde hatiye xwandin li ser Haber_Yorum_Kurdistan:
    Raporta Tevkûjiya Rûandayê Franse tevlîhev kir!

    Puan liserhev: 0
    Deng: 0

    Tika ye, vê nivîsarê binirxîne:

    Şahane
    Gelek baş
    Baş
    Ne baş, ne xerab
    Xerab


    Nûçeyên din ...

    Haber_Yorum_KurdistanHaber_Yorum_Türkiye



    Editor: M.Sarica

    Print this page | Send to a friend!
    Rizgari News-RSS | News-RSS | Twitter
    Ravakirina Malperê: 0.41 Saniye
    Add Favorites: Facebook | Myspace | Google | Twitter | Digg | Del.icio.us | Reddit | Webnews | Folkd | Mister Wong | Linkarena